Gezi
17-08-2017 17:28
Şehrin İstanbul`da Kültür & Sanata Yelken Açan Yolculuk Terapisi.

Bir yazarla bir şehri gezmek, yazdıklarının içinde Beyoğlu`nu yaşayabilmek ve yarattıkları kahramanları bir yazarın ağzından dinleyebilmenin ayrıcalığını şu dünyada kaç kişi yaşayabilmiştir? Böyle renkli bir şehirde romanların satır aralarında gezinip kahramanları ile konuşabilmenin verdiği keyfin tarifi yaşamadan mümkün olabilir mi ?

Melissa Ayça Yıldıran  yazıyor...

İlk Durak: AHMET ÜMİT ile BEYOĞLU`NUN EN GÜZEL ABİSİ..

Şehrin İstanbul farkı ile Ahmet Ümit’ in kaleminden dökülen satırlar ve sesiyle gerçekliğe dönüşen İstanbul’un göz bebeği, Beyoğlu’nun ironik hikayeleri, tadı damağımda kalan keyifli bir İstanbul Hatırası..

Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet! Tarlabaşı’nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek.

Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam!

Ölümsüzlük merakıyla başlayan ölümler. Her cinayetin ardında gizemli bir neden... Ve soruşturma boyunca Şehrin İstanbul farkıyla adım adım, bina bina, sokak sokak gezilen Beyoğlu. İnsanın bencilliğini, acımasızlığını, öfkesini, çaresizliğini en iyi anlatan mekan Beyoğlu.. Çok kollu, büyük bir ırmağa benzeyen bu muhteşem cadde, papazı, cami hocası, hahamı, bankacısı, öğrencisi, öğretmeni, tinercisi, dönercisi, ıslak hamburgercisi, evsizi, işportacısı, esrar satıcısı, kanun kaçağı, beyazı, karası, sarısı, kızılı yani insan görünümünde olan her kim varsa, hepsini, herkesi sorgusuz sualsiz kucaklayan Beyoğlu.

Kiliseleri, camileri, sinagogları, hanları, hamamları, bankaları, mağazaları, kitabevleri, meyhaneleri, birahaneleri, şaraphaneleri, kafeleri, kültürevleri, sinemaları, tiyatroları, galerileri, vakitleri çoktan dolduğu halde ömür sürmeye çalışan bilmem kaç yüzyıllık inatçı binaları, dar sokakları, kör çıkmazlarıyla Grande Rue de Pera, Cadde-i Kebir, İstiklal Caddesi ya da Beyoğlu nasıl adlandırılırsa adlandırılsın burası her gün, her an değişen yeryüzünün en büyük tiyatro sahnesi.

Bir yazarla böyle bir şehri gezmek, yazdıklarının içinde Beyoğlu`nu yaşayabilmek ve yarattıkları kahramanları bir yazarın ağzından dinleyebilmenin ayrıcalığını şu dünyada kaç kişi yaşayabilmiştir? Böyle renkli bir şehirde romanların satır aralarında gezinip kahramanları ile  konuşabilmenin verdiği keyfin tarifi yaşamadan mümkün olabilir mi! Romanı önce yazarının kendisinden işitmek, ardından olayların konu edindiği yerleri yaratıcısıyla ve kendi sesinden, onun heyecanıyla dinleyebilmek meraklı bir sanatçı ve kendine katmayı seven bir yazar olarak beni oldukça heyecanlandırdı.



Bu gezinin en önemli özelliği bence yazarın kitabını hazırlarken içinde bulunduğu ruh durumunu kahramanlarıyla ve mekanlarıyla nasıl özdeşleştiğini satırların dışına çıkarak birebir anlatıyor, yaşatıyor olması.

Romanının satırlarında okurları gerçekliğe taşıyan Ahmet Ümit keyifli anlatımıyla eşsiz Beyoğlu hikayesini Şehrinİstanbul farkıyla hediye ediyor.

Rotaların klasik anlatımı dışında tam anlamıyla her katılımcının tarihini not düşeceği bir gezi olduğunu söyleyebilirim. İçinde kültür ve sanatın bulunduğu yepyeni bir yolculuk terapisi keşfi.

Yaşadığımız şehri farklı açılardan gösterebilmek, kültürel boşluğu doldurabilmeyi amaç edinmek, var olan değerlere sahip çıkabilmek, kültür ve sanatı hak eden İstanbul sokaklarına yeniden hediye etmek Şehrin İstanbul`un keyifli misyonlarından sadece biri.

İstanbul`da doğmuş olmama rağmen önünden geçtiğim bir çok yeri fark etmediğim, bir çok cadde ve sokağın varlığından haberdar olmadığım, hikayesini bilmediğim bir çok yeni mekanı heyecanla keşfettiğim, kültür, sanat ve turizm adına oldukça gerekli olduğuna inandığım keyifli bir proje. 

Günün stresinden arınarak hikayelerle Beyoğlu sokaklarında kaybolduğum, bir çok tarihi kahramana büründüğüm, sevdiğim yaşamın duygusunu yeniden hissedebildiğim, İstanbul`un ruhunu soluyabildiğim, yaşamın yükünden sıyrılabildiğim, aynı şeyleri farklı açılardan  görebildiğim harika bir yolculuk terapisiydi. Kesinlikle herkesin yapılacaklar listesine eklenmeli!..

Melissa Ayça Yıldıran




Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış