Gündem
13-02-2018 09:42
Turizm sektörünün tecrübeli ismi Serkan İrenci İslami Turizmi kaleme aldı.

İşte deneyimli turizmcinin yazısı.

``Gerek yurt içinde , gerekse yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın öncelikli tatil tercihleri üzerine yapılan anketlerde çoğunlukla aile oteli ve alkolsüz konsept olmuştur. ``

Sektör dinamiğinin tamimiyle dış pazara dayalı olduğu ülkemizde göz ardı edilenler göz önüne çıkartıldıkça kazançlar artıyor ve yeni bir portföy oluşuyor. %95 i Müslüman olan bir ülkede dini değerlerine uygun olarak tatil yapmak isteyen ama uygun tesis bulamayan milyonlarca insan mevcuttur.

5 milyon kaybımız var sektör battı diye ortalığı ayağa kaldıranlar 50 milyonun üzerindeki bir potansiyeli gözünden kaçırmaktadır. Gerek yurt içinde , gerekse yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın öncelikli tatil tercihleri üzerine yapılan anketlerde çoğunlukla aile oteli ve alkolsüz konsept olmuştur. Muhakkak istisnalar mevcut olacaktır.

Peki bu konsepte nasıl geçeceğiz ve bu misafir portföyü nasıl memnun bırakacağız?

Öncelikle tesis yapısı çok önemli. Tesislerde 3 ayrı seçenek sunulmalı. Örneğin plajlar; kadınlara ait, erkeklere ait ve karma şeklinde olmalı tercih misafire bırakılmalıdır. Tabi bu duruma mesciddahil değildir.

Eğlence alanlarında hemcins personeller tercih edilmeli ve özellikle bu alanda hizmet verecek personel itina ile seçilmelidir. Misafirlerin mental olarak da rahatlığı düşünülmelidir. Bu durum her me kadar erkek misafirlerde sıkıntı yaratabilecek olsa da kadın misafirlerin tercih sebebi olacaktır. Zira bu portföyün tatil tercihini genelde kadın yapar. Kadın mutlu değilse o tesis bir daha asla tercih edilmez.

Yemeklerde restoranlar karma olmalı ve aile ortamı pekiştirilmelidir. Yemek mönü tercihleri portföy göz önünde tutularak yapılmalıdır. Tabi ki öyle olmalı dediğinizi duyar gibiyim. Geçenlerde rastladığım bir durumu aktarayım sizlere. 5 yıldızlı güzide otellerimizden biri konsept değişikliğine gitmiş ve 2017 yılı itibariyle islami konsept ile hizmet vermeye başlamıştır.

Otelin sosyal medya hesabında paylaşılan yemeğin suşi olduğunu görünce yöneticisinin basiretsiz olduğu geldi hemen aklıma. Kaç Müslümanı çiğ balık yerken gördü ki bunu paylaştı diye bir soru oluştu bende. Müslüman mahallesinde salyangoz satmak isteyen biri bu işi bilmiyordur vesselam…

Peki bu kadar profesyonel içerisinde yönetici mi bulamadı bu yatırımcı diye de sorabilirsiniz. Hemen açıklayayım. Yönetici alanında da değerlendirme kriterimiz başarı, performans değil maalesef. Maalesef şişme diye tabir ettiğimiz özgeçmişler de var piyasada. Tabi bu hatalar yatırımcıya ciddi zararlar doğuruyor. 

Bu portföy öncelikle otel yöneticisinin de kendisi ile aynı paralelde bir yaşam tarzını görünce onu benimsiyor, kendisini ve tesisini sahipleniyor ve aile imajını benimsiyor.

Örnek olarak alanyada lüks konseptte bir otel açılıyor bu portföye hizmet ermek için ama başa getirilen genel müdürü alkolik. Misafir en yetkili ile görüşüp derdini anlatmak ve çözüm bulmak istiyor ama kendisi ile konuşurken alkolün kokusunu alıyor ve oteli terk ediyor. Tabi bu kadar kötü başlayanların yanı sıra bu işi çok ileri düzeyde kar elde ederek yapanlar da var. 

Önceki görev aldığım yerleşkenin tesis kalitesi ve diğer kriterleri alternatiflerine nazaran çok geride olmasına rağmen ortalama 2000 pax/gün misafir portföyüne sahipti. Bahsettiğim unsurlar dikkate almış ve aile ortamı yaratılmıştı. Memnun kalan eşini, dostunu, akrabasını getirmenin yanında bize yardımcı olun her sene gelelim yok mu 3-5-10 yıllık paketleriniz talepleri ile karşılaşıyorduk. Burada görev yapmadan önce nasıl olur da reklam, acentavs çalışması dahi olmadan kendi satış ekibiyle bu dolulukları sağlayabilirler ki diyordum. Yaşayarak bu duruma şahit oldum. Tamamıyla anlattığım unsurları dikkate almışlar.

Bakıyorum ülkemde bu konseptte hizmet veren otel yönetimleri irana gidiyor fuar için. Yahu ülkende 60 milyon ,yurt dışında da bu konsepte haiz 2 milyon potansiyel müşteri var, okyanusu bırakıp derede balık tutmak istemek akıl kârı mı?

Özet olarak bu portföye hizmet edeceksen yöneticin portföye yakın olacak ki misafir ile aynı paralelden bakış açısı olabilsin. Balığı ağaca çıkma yeteneği ile sınayamayız.  

Vurgulayarak söylemek istiyorum ki %95 i Müslüman olan ülke de hala iç dinamiklerinin farkında olamayanlar var. Bir sene turist gelmedi diye kapatıp iflas eden şirketler ve oteller var. Peki bu büyük pazarı neden görmek istemiyoruz?

İslami konsept dedik mi bazılarının aklına hala Araplar ve İranlıları mı kastediyor diye sorular oluşuyor. Yahu kendi milletimiz Müslüman değil mi ? Alanya’da luxuryconcept ile bu portföye hizmet etmek için açılan otel İran’a turizm fuarına gidiyor. Yahu ülkendeki 50 milyona yakın potansiyel misafiri bir çırpıda nasıl sildin ?

İran’ dan alacağın maksimum 500 misafir. Türkiye’den ve yurt dışındaki vatandaşlarımızdan alacağın konaklama kat kat daha fazla ve sürekliliği var. Bizim insanımız kadar alçak gönüllüsü var mı dünyada?

Bizlerin , hizmet prensiplerimizi, personel eğitim ve kalitemizi, tesis uyum ve kalitemizi bu portföye göre ayarlaması kafi olacaktır. Güler yüzlü, sıcak, inançlarına saygılı bir otel mizacına hayır diyebilecek Müslüman yoktur.

Tabi ki misafirlerin rahatlığı sadece tesisten ibaret değildir. Personeller bizlerin en büyük silahımız da olabilir en büyük zararı bize uğratan da. Bu noktada personel eğitimi ehemniyetarzetmektedir.

Özellikle İslami konsept ile hizmet veren yerleşkelerde, her ne kadar misafir personele sıcak davranıp, kendine yakın görüp iletişim kurmak istese de personeller, misafirlere tebessüm ile , kırmadan , misafirler ile ahbab-çavuş ilişkileri içine girmelerinden kaçınmalıdırAma samimi yaklaşımları da geri çevirmemelidir. Bütün bunlar oryantasyon sürecinde personele verilecek eğitimler ile perçinlenmelidir.

Personel kalitemizi yerleşkemizin prensiplerine ve misafir portföyümüze uygun olarak ayarlasak da yöneticilerimizin de aynı paralelde olması gerekir. Yönetici ekibini kurdu, tesis 10 numara, ekip süper ama yönetici kendini adapte edememiş portföye. Misafir bir sorunu için en yetkili ile görüşmek istiyor ve kendisinden aldığı alkol kokusu yüzünden derdini de anlatmadan oradan adeta kaçıyor. Artık gecelik 10 tl deseler o otel o misafir için bitmiştir. Bundan mütevellit o tesisin yöneticisinin de portföye uygun olması yatırımcının kârınadır.

Bodrumda güzide bir otelimizin bu konsepte geçtiğini ve yiyecek içecek lansmanında da suşi kullandığına tesadüf ettiğimi ve kendilerini kaç Müslümanı çiğ balık yerden gördünüz de bunu lanse ettiniz, daha başlamadan batıracaksınız herşeyi diye uyarmıştım. Kendilerinden yapıcı eleştirilerim için teşekkür içerikli bir mesaj aldım. Zaten orada sorun yöneticinin portföyü tanımamasından kaynaklanıyordu ve bu paylaşımı ile de bunu aşikar etmişti. Profesyonel olarak eleştirimizi yaptık, kurum da zararın neresinden dönersek kardır dedi ve şahsımın da yazımda vurgulama amacım haiz oldu.

Buradan yatırımcılara sesleniyorum, bu portföyü hiçe saymayın, portföye uygun tesisler bina edin ama lütfen yöneticilerinizi de iyi belirleyin. Yukarıdaki örnekteki gibi işini iyi bilen ama portföyünü tanımayan bir yönetici seçmeyin tesisinize. Zira kalıcı olmak istiyorsanız, istikrar sahibi olmak istiyorsanız, yazı dizimi okumaya devam edin haftaya portföyü uzun yıllar sizlere bağlayacak, aynı misafirden 3-5-10 yıllık satışlar alabilmenin unsurları belirteceğim.

Serkan İrenci




Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış