| $Usd Alış | : | 1.7457 |
| $Usd Satış | : | 1.7541 |
| £Euro Alış: | : | 2.2989 |
| £Euro Satış: | : | 2.3100 |
|
|
Başarılı Otel Yöneticisi Turgay GENÇ TRT`ye konuk oldu.
İzlenim 8160 |
|
|
TRT Turizm Meclisi Türkiye...
İzlenim 8676 |
|
|
Turgay GENÇ TRT`ye konuk oldu.
İzlenim 9014 |
|
|
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
İzlenim 8441 |
|
|
Akdeniz Üniversitesi konferans
İzlenim 6995 |
|
|
Türkiye
İzlenim 6945 |

Serginin açılışına Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, Fener Rum Patriği Bartholomeos, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış`ın eşi Beyhan Bağış, TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, İstanbul Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Emre Bilgili, İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı, eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç, Louvre Müzesi İslam Sanatları Küratörü Sophie Makariou, İngiliz National Museum İslami ve Çağdaş Ortadoğu Müdür Yardımcısı Venetia Porter, Berlin İslam Sanatları Müzesinden Yardımcı Araştırmacı Filiz Çakır katıldı.
Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde verilen iftar yemeğinin ardından konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Günay, ilk defa İstanbul`a bu kadar yakışan bir etkinlik gerçekleştirildiğini belirterek, İstanbul`un bir yanıyla doğuda, bir yanıyla batıda engin bir medeniyetin izlerini taşıyan medeniyetlerden biri olduğunu vurguladı. Sergide yer alan Kur`an-ı Kerim`lerin sadece İstanbul halkıyla değil, bütün dünyayla paylaşıldığını ifade eden Günay, gerek Topkapı Sarayı, gerek Türk ve İslam Eserleri Müzesi, gerekse Vakıflar Genel Müdürlüğü depolarında binlerce hazine bulunduğunu kaydetti. Günay, ``Bunları gün yüzüne çıkarmak için şu andaki gayretlerin birkaç misline çıkarılması, bizimle özel ve kamu herkesin işbirliği yapması gerekiyor`` dedi.
Günay, serginin ülkenin güzelliklerinin anlaşılmasına ve şuur aydınlanmasına vesile olacağına inandığını belirterek, ``Kur`an-ı Kerim mushaflarını sergiliyoruz. Elbette bizim için bir sıradan kağıda çok düz bir yazıyla yazılmış olsa bile onun mazrufu, muhtevası çok önemlidir. Bütün dinler kutsal kitaplarına büyük önem vermiştir, bu çok özel ve büyük zenginlik ama kutsal kitapların mazrufu her zaman zarfından daha önemlidir. Bunu da aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor`` diye konuştu.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu da bu yılın, Kur`an-ı Kerim`in indirilişinin 1400. yılı olduğunu anımsatarak, ``O Kur`an bizi her türlü yanlış yoldan, düşünceden korudu ve 14 asırdır bizi bir sağlıklı yol üzerinde tuttu. Bu bakımdan Rabbimizin Kur`an-ı koruması kadar Kur`an`ın da bizi koruması önemlidir. Kur`an`ı sadece hidayet rehberi değil, medeniyetin temel taşı yaptık. Onun her harfini anlamaya ve her mesajını gerçekleştirmeye çalıştık`` diye konuştu.
Şekil ve muhteva olarak Kur`an-ı Kerim`e saygıyı dindarlığın temel taşı yaptıklarını ifade eden Bardakoğlu, şunları kaydetti: ``Dindarlık, Müslümanlık sadece şekil üzerinde kalmasın. O Kur`an`ın satırları arasından sadıra ve gönlümüze doğru insin. Yarın akşam Kadir Gecesi. Bu gece bin aydan daha hayırlı. Böyle olmasının nedeni, Kur`an`ın o gecede inmesinden dolayıdır. O Kur`an bizim gönül dünyamıza inerse, davranışlarımıza yön verirse, her birimiz Kadir Gecesi`nden daha değerli oluruz. İnanıyorum ki bu sergi Kur`an`la buluşmamız için Kur`an`ı evimize ve gönül dünyamıza misafir etmek için ufuk ve penceredir.``
``1400. Yılında Kur`an Sergisi``nde, Kur`an-ı Kerim`in ilk nüshaları olarak kabul edilen 250 bin yapraklık ``Şam Evrakı Koleksiyonu``nun nadir parçalarıyla, büyük bir bölümü ilk defa sergilenen el yazması Kur`an-ı Kerim ve cüzlerinden oluşan 250 eser yer alıyor. Adını, getirildiği Şam Emeviye Camisi`nden alan ``Şam Evrakları Koleksiyonu``, 13 bin 882 kaleme kayıtlı 250 bin yaprak ve ciltten oluşuyor. Şam evraklarının önemli bir bölümünü parşömen ve kağıt üzerine yazılmış Kur`an sayfaları meydana getiriyor.
Kur`an-ı Kerim`in günümüze ulaşan ilk örnekleri arasında olduğu kabul edilen Kur`an yaprakları ve ahşap iskeletli deri ciltlerin kayıtlı olduğu Şam Evrakları, İslam Kitap Sanatının bilinen ilk örneklerini ihtiva etmesi nedeniyle dünyanın sayılı koleksiyonları arasında yer alıyor. Şam Evrakları`nın en önemli özelliği ise, İslam dünyasında bilinen en erken tarihli vakıf kaydı yazılı olan Kur`an yapraklarının koleksiyona kayıtlı olması. 19. yüzyılın sonunda Şam Emeviye Camisi büyük bir yangın geçirince evrakların pek çoğu harap oldu, kurtarılan belgeler arasından seçilenler 1911`de Topkapı Sarayı`na getirildi. Koleksiyon, 1913`te de bugünkü adıyla Türk ve İslam Eserleri Müzesi olan Evkaf-ı İslamiye Müzesi`ne gönderildi.
Serginin baş yapıtları arasında dünya müzeleri ve kütüphanelerinde muhafaza edilen, nüsha sayısı sadece 6 olan ve Hz. Osman dönemine atfedilen Kur`an-ı Kerim`lerin en erken tarihli nüshalarından biri ile Hz. Ali dönemine atfedilen Kur`an-ı Kerim de yer alıyor. İslam kitap sanatının erken nüshalarının yanı sıra eserleriyle hat sanatına yön veren ve bazıları ekol oluşturan hattatlar İbn Bevvab adıyla tanınan Ali Hilal el-Bağdadi, Yakut el-Mus`tasimi, Ali Muhammed Ebu Talib, Ali Muhammed el-Hüseyni, Ahmed es-Suhreverdi, Ergun el-Kamili, Abdullah el-Seyrafi, Muhammed el-Hac Devletşah eş-Şirazi, Muhammed Suud eş-Şafii, Şemseddin Muhammed Emir Ali et-Tebrizi, el-Gani İbn Ahmet Şeyh Ali Muhammed eş-Şerif el-Mufeki, Abdülkadir Abdülvehhab bin Şahmir el-Hüseyni, Muhammed Kıvam, Emir Mehmed Han, Şeyh Hamdullah, Cemaleddin el-Amasi, Halillullah ibn Mahmut Şah, Ahmed Karahisari, Pir Mehmed Şükrullah, Behram Abdülbasir, Abdullah el-Kırimi, el-Katib el-Antalyevi, Ferhad Paşa, Hafız Osman, Şekerzade Mehmet Efendi, Galatalı Ahmet Naili, es Seyyid el-Hac Mustafa İzzet, Abdullah Zühdi, Hafız Salih er-Rızai el-Vidini`ye ait eserler bulunuyor.
``1400. Yılında Kur`an-ı Kerim Sergisi`` iki bölümden oluşuyor. Müzenin geçici sergi salonunda çağdaş bir sergileme yapılıyor. Burada bilgi panolarının yanı sıra interaktif kiosklar da bilgilendirme için kullanılıyor. Serginin ikinci bölümü, müzenin ana binasında kronolojik olarak düzenlendi. Burada Kur`an-ı Kerim`in yanı sıra mukaddes emanetlerin bulunduğu bir bölüm oluşturuldu. Sergi, 1 Aralık`a kadar açık kalacak.
``Var Ve Yok`` sergisi İstanbul’da…
İtalyan sanatçı Emilio Isgro`nun İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde hazırladığı ``Var Ve Yok`` sergisi ise, Taksim Sanat Galerisi`nde izlenime sunuldu. İtalya`daki Pecci Müzesi`nde 2008`den bu yana sergilenen eserlere, Atatürk`ü, Osmanlı dönemini ve Cumhuriyeti konu edinen yapıtlar da eklendi. Bu eserler arasında ``Atatürk`ün gülümsemesi`` anlamına gelen ``II Sorriso di Atatürk`` ve silme sanatında yeni bir boyut kazanmış 14 Osmanlı el yazmasından oluşan çekirdek çalışma ön plana çıkıyor.
Açılışa katılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Isgro`nun sanat anlayışına dikkati çekerek, ``Emilio Isgro, çok farklı bir sanat anlayışına sahip olmakla beraber tam bir Türkiye ve İstanbul aşığı`` dedi. Serginin, İtalya ve Türkiye arasındaki dostluğun ve İtalya`nın Türkiye`nin AB üyeliğine verdiği desteğin bir göstergesi olduğunu vurgulayan Başkan Kadir Topbaş, bu tür sanat faaliyetlerinin artık halk tarafından talep edildiğini, açılan sergilere sanat galerilerinin yetmediğini, bunun da İstanbul`un tanıtımına çok büyük katkı sağladığını söyledi.
İtalyan sanatçı Emilio Isgro ise, Türkiye Cumhuriyeti`nin kurucusuna karşı hayranlığının belirtisi olarak eserlerinde Atatürk temasını kullandığını belirterek, ``Özünde Türk olan ama bir yandan da Avrupalılar olarak kendi içimizden birisi olduğunu hissettiğim O büyük şahsiyete büyük bir saygı duyuyorum. Eserlerim de bu saygı ve takdir duygularının bir işaretidir`` dedi. 1960`lı yıllarda Cancellature (Silme) akımını sanat dünyasının yeni ekolü olarak geliştiren sanatçının eserleri 4 Ekim`e kadar görülebilecek.