Röportaj
10-10-2017 12:07
Türkiye`de İslami otelciliğin önemli isimlerinden başarılı Turizmci Club Papatya Hotel Genel Müdürü Hüseyin Doğanay ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Başarılı Genel Müdürün çok önemli açıklamalarını paylaşıyoruz.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Yenişar bademli ilçesi Isparta doğumluyum. Eğirdir Turizm ve Otelcilik Mezunuyum. Turizm Sektörüne ilk olarak 1996 yılında başladım. 20 yılı aşkın süredir sektörde çeşitli düzeylerde otel yöneticisi olarak çalışıyorum.

Müşteri profiliniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Bilindiği üzere İslami konseptte hizmet vermekteyiz.İç pazar, birinci önceliğimiz.

Bu pazarda büyük ölçekli yerli firmaların toplantı, ve benzer organizasyonlarına ev sahipliği yapmak istiyoruz. İkinci büyük potansiyelimiz ise hedef pazarlarımızdaki satış ağları.

Şuan Azerbaycan pazarından misafirler ağırlıyoruz.Bunun dışında hedef pazarlarımız arasında Avrupa`da yaşayan Türk misafirlerimiz de var.

Hizmet Anlayışında sizi ön plana çıkaran nedir?

Güleryüz , iyi bir karşılama ve samimiyet ,kalite anlayışı sadece denetim zamanında ortalığı toparlamak olmamalı.Bizim kemikleşmiş bir misafir portföyümüz oluştu.

Bu en başta personelin güleryüzü ve ve işletmenin samiyetinden ileri geliyor.

Başarınızı neye bağlıyorsunuz?

Disiplinli olmak, işini ciddiye almak. Bunun dışında herhalde düzenli bir yaşam şekli...

Yaptıklarımla örnek teşkil edebiliyor olmam çok güzel bir duygu.Kendim gibi olmak ve işime olan ciddiyetim herhalde işin sırrı. İşime hiç hobi olarak bakmadım. Ona gereken yatırımı her zaman yaptım.

Ve tabi aynı zamanda ekip çok önemli ekip arkadaşlarımın her biri çok değerli 4 yıldır aynı yüzlerle devam ediyorum bizde istikrar esastır.

Türk Turizminin geleceği hakkındaki öngörüleriniz nelerdir?

Yatak arzındaki kontrolsüz büyüme, kriz yıllarında kaybedilen pazarlık gücü ve üzerimize oturan ucuz ülke imajı, içinden çıkılamaz bir sarmalı da beraberinde getiriyor.

Uzun yıllar boyunca izlenen yanlış politikalar nedeniyle gittikçe karsızlaşan turizm, yatırımcı cephesinden yeni açılımları zorunlu kılmaya başladı.

Diğer yandan yapısal sorunlarımız devam ediyor. 20 yılı aşkın bir zamandır turizmin içindeyim ve hala Türkiye’nin bir turizm master planı yok.

Tanıtama yönelik doğru dürüst bir program yok. Geçmiş yıllarda tanıtıma 10-15 milyon dolar ayrılıyordu. Tanıtım bütçesi daha yeni yeni 150 milyon dolarlar seviyesine çıktı. Türk turizminin büyüklüğü ile kıyasladığınızda 500 milyon dolar civarında bir bütçenin ayrılması gerektiğini düşünüyorum.

Türk turizminin sorunlarını tespit edip, bunlar için çözüm planları geliştirecek ve yeni bir turizm kalkınma planı oluşturacak bir üst kurula ihtiyaç var.

Sektörün tüm aktörlerini bir araya toplayacak ve kucaklayacak bir üst kurulun mutlaka kurulacağını inanıyorum. Bu olmazsa olmazlarından biridir.




Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış