Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı ve Çeşme`nin en köklü ve kaliteli tesislerinden, başarılarına her geçen gün yenilerini ekleyen,ödüllü tesis Pırıl Hotel Thermal & Beauty Spa`nın Sahibi Sayın Veysi Öncel ile Çeşme Turizmini ve Türkiye Turizmini A`dan Z`ye konuştuğumuz keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.Bu değerli Röportajı siz değerli okurlarmız ile paylaşıyoruz.
-Çeşme Termal Turizm ile yeterince gündemde değil.Sizce nedenleri neler ve ne yapılmalı?
Çeşme’de Termal Turizminin ilerlememesinin en büyük nedeni tedavinin olmayışı. Tedavi otellerde yapılmadığı ve oteller sadece banyo ve havuz amacıyla kullanıldığı için termal olarak çok fazla anılmamakta.
Bu Sorunla ilgili olarak 4 sene önce “FETUS” adlı bir şirket oluşturuldu.Bu şirketin amacı termal kür merkezi oluşturup Türkiye’nin değil, Dünya’nın sayılı kür merkezini oluşturarak buradan otellere Shuttle servis ile misafirlerin ulaştırılması yöntemi ile sadece tedavi amacı güden bir yatırımdı.
Fakat geçen yıllar içerisinde yer probleminden dolayı, Belediyelerle yaşanan sorunlardan dolayı bu hayata geçirilemedi.
15.000 metrekare kapalı alanda Dünya’da sayılı bir termal kür merkezi yapacağız.
Şimdi ise 2010 yılında bu projemiz netlik kazanmaya başladı.Çeşme’de yaklaşık 15.000 metrekare kapalı alanda Dünya’da sayılı bir termal kür merkezi yapacağız.Bunun 60 tane ortağı var.Bu 60 ortağın içinde Çeşme Belediyesi,Alaçatı Belediyesi,Çeşme Esnaf Odası,İzmirli İşadamları,Çeşmeli İş adamları ve Çeşme Kaymakamlığı bulunuyor.
Alaçatı Belediyesine ait olan arazi işlemleri sonuçlanmasından sonra sene sonuna doğru inşaata başlayacağız ve o zaman Çeşme’nin adı termal ile anılmaya başlanacak.
Şu anda Çeşme’nin suyu denizin altından kaynadığı için Dünya’nın en iyi sularından bir tanesi.
Tedavi özelliği olan oldukça minerallere sahip bir su kaynağına sahip. Ama otellerde tedavi olmadığı için termal olarak da Çeşme çok fazla anılmıyor.Bundan sonra Çeşme artık termal merkezi olmaya aday bir yer.
-Çeşme’nin öncelikle sorunu sizce ne?
Çeşme’nin çözülmesi gereken en önemli sorunu yatak sorunu.Çok az yatağımız var. Yani nitelikli yatak sayısı 7500,toplam yatak sayısı da 17000.
Bugün Antalya’daki 3 otelin yatak sayısı kadar.
Yabancı turist de gelmediği için sezonu çok kısa bir belde haline geldi Çeşme.
Çeşme sadece 2 ayda sınırlı kalmakta yerli turist açısından.Yabancı turist açısından ise otellerin yeterli olmayışından dolayı Tur Operatörlerinin fazla rağbet etmediği bir yer. Bunun tek nedeni de Çeşme’de turizm planlamalarının yıllardan beri hayata geçirilmemiş olması.
Cebine para koyan birisi Çeşme’de yatırım yapmak istese şu an yapamaz.
Çünkü yer yok.Halbuki Belek kadar çok büyük bir araziye sahip Çeşme. Ama hepsi Hazine arazisi. Hazine arazilerini imara açılması için yapılan planlamalar bir türlü hayata geçirilmiyor.
En kısa zamanda bu planlar hayata geçirilirse Çeşme’nin en büyük sorunu ortadan kalkacaktır. Çünkü ;sırada bekleyen çok fazla yatırımcı var.Çeşme’de yatırım yapmak isteyen, golf yatırımı yapmak isteyen, sportif yatırım yapmak isteyen çok farklı konseptleri içeren yatırım yapmak isteyen bir sürü yatırımcı bekliyor. Bunların hayata geçirilmesiyle bu sorun da ortadan kalkacaktır.
-Çeşme’de Turizmin Geliştirilememesi sezonunu uzatılamaması noktasında otelcilerin hataları nelerdir?
Çeşme’de otelciler genellikle hep suçlanır.”İşte yabancı tur operatörlerine Temmuz-Ağustos’ta “Stop Sale” çekerler.Yabancı turist istemezler” diye hep suçlanırlar.
Ama şunu şöyle izah edeyim.Çeşme’deki bütün yatırımcılar devlet desteği almadan, teşvik almadan otellerini yapan yatırımcılar.
Şimdi Temmuz-Ağustos ayında siz bir ticaret adamı olarak yüksek bir dolulukla çok iyi bir fiyata iç pazara satıp da iyi kar elde ediyorsanız ve bunu da bir kenara yazıyorsanız, yabancı tur operatörünün getirdiği bunun dörtte biri oranında talep ettiği bir yatağı satmakta zorlanırsınız.
Keza bunun yanında oteller yıllarca her şey dahile direndi.diğer yörelerde olduğu gibi oda kahvaltı ve yarım pansiyon uygulayan tek bölgeydi.Fakat şimdi Ramazanın da girmesiyle iç piyasada bir daralma söz konusu oldu.
Oteller bazen zarar da ediyor. Ucuza vermeyi de ortadan kaldırmak için tur operatörleri de; “ya her şey dahil yaparsınız yada biz girmeyiz diyor Çeşme’ye…”
Bunun gibi sadece parmakla sayılacak kadar tur operatörü girmişken 2011 yılı için artık bunun iki katı,üç katı kadar tur operatörü girmeye başladı Çeşmeye ve büyük kapasiteli oteller de her şey dahil sistemine döndü.
Şimdi burada otelciler suçlanmakta.”İşte Çeşme konseptine aykırı her şey dahil olmamalı diye” ama diğer bir sayfayı çevirdiğiniz zaman da otelin para kazanması gerekiyor.
-Otelin yaşaması gerek.oteli yaşatabilmek için kimse de destek sağlamıyorsa otelci ne yapsın?
Oteli yapan kişi ne yapsın?
Onun da borcu var,o da personel çalıştırıyor.Bunları düşündüğünüz zaman bu bir arz-talep olayı.
Tabi ki Antalya’daki otelciler de dahil olmak üzere her şey dahili belki sevmiyorlardır ama bu konsept şu anda Avrupa’da değil tüm dünyada geçerli bir konsept.Ve bundan vazgeçilmesi çok zor. Hem tur operatörünün hem de turistin işine çok geliyor. Yani bu konsepti satın alıyor.
Çeşme’de her şey dahil sistemi uygulayan bir otel satış rakamları diyelim yüzde seksen ise oda kahvaltı veya yarım pansiyonu satanın talebi yüzde onlarda kaldı.
O yüzden her şey dahil sistemi uygulandı.Ve tur operatörleri Çeşme’ye girmeye başladı.Seneye daha da fazla olacaktır.Bu otelcinin tamamen kendi insiyatifinde olan bir karardı. Bölge kararı değildi.
Bizde mesela şu an benim otelim ilk başlatan otellerden birisidir “her şey dahili”.
Ama biz 2012 yılında belki 2013 yılında her şey dahil konseptinden çıkmayı düşünüyoruz.
Herkes girdiği için biz farklılık yaratarak çıkmayı düşünüyoruz. Bu bir düşünce . Bunun üzerinde çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu Bir otel tercihidir.Otelin muhasebe sistemidir.O yüzden kimsenin kimseye kızması veya yadırgamaya hakkı yoktur diye düşünüyorum.
-ÇEŞTOB olarak siyasilerden turizmin geliştirilmesi noktasında öncelikle ne bekliyorsunuz?
Çeşme’ye ilgi bekliyoruz. Bir kere bütün siyasilerin,bütün Türkiye’nin en iyi en önemli iş adamlarının,tüm Ceo’larının Çeşme’de evi var.Bütün parlementerlerin Çeşme’de evi var. Çeşme’ye turist getirmeyen tur operatörlerinin de Çeşme’de evi var.
Yani bu farklılığı yaşayan veya Çeşme’nin güzelliğini fark edip de Çeşme’ye yerleşen kişilerin biraz olsun Çeşme’ye bakış açılarının değişmesini bekliyoruz.Yani Çeşme’ye ilgi bekliyoruz. Yatırımların biraz desteklenmesini istiyoruz.Yazın 500.000 nüfusa kadar çıkan bir Çeşme’de 20 tane-30 tane temizlik görevlisi ile Çeşme’de turizm yapamazınız.
Bu yüzden bu konuların, hükümetin bu konuklarda destek olması şart.
-ÇEŞTOB Başkanı olarak çeşmeli otelcilerin ve otel sahiplerinin Çeşme’de turizmin geliştirilmesi aşamasında yeterince özverili olduğuna inanıyor musunuz?
Ben inanıyorum ve özelliklede Çeşme’yi çok seven yatırımcılar var.Çeşmedeki otel sahipleri hepsi otellerinin başında ve hepsi ilgilenmekteler.Otellerini kiralayıp ta otellerine uğramayan işverenler değiller.O yüzden müşteri memnuniyeti ve mutluluğu çok fazla…
Fakat dediğim gibi ellerinden gelen de bu kadar.
-2010 Çeşme için nasıl gelişti? Rakamlar tatmin edici mi?
Şimdi 2010 yılında Çeşme çok iyi bir sezon geçirdi.Hiç bir otelcinin,hiçbir esnafın şikayet edeceğini zannetmiyorum.Ramazanda bile Çeşme’de doluluk yüksekti.Eylül ayında doluluğumuz da yüksekti.
Burada biz ekim sonunda rakamları toplamaya başlıyoruz otellerimizden doluluk oranlarını veya gelen turist sayısının tam rakamları sezon bitiminden sonra ortaya çıkıyor. Ama şöyle söyleyeyim geçen seneye göre yüzde yirmi üç-otuz arasında bir artış oldu Çeşme’de…
Doluluk oranları yüksekti.Gelecek sene 2011 yılı için çok daha iyi olacağına inanıyoruz. Yani bu rakamın daha da artacağını inanıyoruz.Zaten şimdi Londra Turizm Fuarında (World Travel Market) biz bunun görüntüsünü alacağız..Çeşme 2010 yılında adından söz ettiren bir bölgeydi.2011 yılında da yine doluluğuyla,yaşam tarzıyla, havasıyla olsun, diğer özellikleriyle olsun yine de damgasını vuracak.
-Bölgenin en eski ve en köklü tesislerinden birisinin sahibi ve başarılı bir turizmcisiniz. Bölge otelcisine ve yeni yatırımcıya hangi önerlerde bulunurdunuz?
Çeşme’de yatırım yapmak şu aşamada çok zor.Yani bir Antalya ile karşılaştırdığınız zaman Antalya’da,ben geçen hafta Antalya’daydım.Antalya pazarlama sorunu olmayan bir yer.yani otelde kontratı yapan otelci Acentayı seçiyor.Ödemesini düzgün yapan veya iyi turist getiren tur operatörünü tercih ediyor.
Çeşme’nin ise bu şansı yok.
Çeşme’de tur operatörü kapıda karşılanıyor onunla kontrat yapmak için çalışma yapılıyor,uğraş veriliyor.
Yatırım Çeşme’de çok zor.Hem pahalı hem de sezon açısından ve diğer dezavantajlar açısından gerçekten zor. Bu pazarlama açısından ama diğer açıdan baktığınız zaman Çeşme’nin de çok büyük avantajları var.
İşte çok iyi bir havası,oksijeni olan bir havası var. Nemi yok her şeyden önce.Çok kolay bir ulaşımı var.Otoban ulaşımı söz konusu.Termali var, rüzgarı var.Doğal bir havası var.
Dünyanın 2.sörf alanına sahip.Yelken sporculuğu olsun diğer spor çeşitleri olsun Çeşme’de çok rahatlıkla yapılabiliyor.Ve en önemlisi de deniz,kum,güneşi en iyi alan yerlerden bir tanesi.
Eğlence yerleriyle ünlü,Beach Clubları ile ünlü.
O yüzden Çeşme’nin de bu kadar çok avantajı var. Yani avantajlara ve dezavantajlara baktığımız zaman Çeşme’nin biraz önce yazınızda da belirttiğimiz gibi çeşmenin planlamalara ihtiyacı var.
Çeşmede iyi bir marka olduğunuz takdirde, iyi hizmet verdiğiniz takdirde Antalya kadar para kazanma şansını da yakalayabilirsiniz.
-Çeşme niçin İzmir’in arka bahçesi olmaktan çıkamıyor ?
Şöyle söyleyeyim; çeşmenin aslında İzmir’li büyümesini istemiyor.İzmir’in hep arka bahçesi olarak görülüyor ama yerli turizm açısından baktığınız zaman aynı olayı görmektesiniz. Bir Bodrum’da ya da Marmaris’te buna benzer tatil bölgelerinde okullar kapandığında ve açıldığında herkes o beldeyi terk etmekte ve boşalmakta. Bunu Bodrum’da görmektesiniz.
Ama çeşme çok göz önünde olduğu için Çeşme’de bu daha çok fark ediliyor birde turist de olmadığı için mesela Marmaris’e de gittim.hiç yerli yoktu ama her taraf turist kaynıyordu.
Oteller hep turistler ile doluydu.Ve doluluk görünüyordu.Yerli açısından değil tamamen yabancı turist açısından doluluk vardı.
Çeşme’de ise bu tam tersi.Çeşme Eylül ayında sanki terk edilmiş bir şehir görünümüne kavuşmakta.o yüzden çeşme İzmir’in arka bahçesi olmamalı.olmasını isteyen çok insan var ama bu Çeşmenin hak ettiği yere gelebilmesi için Allahın verdiği bu kadar nimetlerin değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Ekonomiye kazandırılmasına gerektiğine inanıyorum.iki ay için gelenlerin arka bahçesi olmaması gerektiğine inanıyorum.
-Bu bölgede bir çok otel ciddi anlamda şikayet alırken sizin bu oranlarınızın düşük olmasını neye bağlıyorsunuz?
Ben bir işveren olarak devamlı otelimin başındayım ve yenilikleri çok iyi takip eden birisiyim.Devamlı olarak dolaşırım ve otellerdeki innavasyon çalışmalarını izlerim.
Müşterilerimize de bunu yansıtırız. Mesela biz şimdiden 2011 yılı için yapılacak olan değişikliklerin listesini hazırladık.Bunu diğer otelcilerde daha doğrusu diğer beldeler de bunu yapmalı diye düşünüyorum.biz müşteri şikayetlerine çok önem veren bir oteliz.Bir de konum olarak çok zor bir yerdeyiz. Şehir Oteliyiz.Mecburiyetten “her şey dahil” seçtirilen bir otel olduğumuz için Çeşme’de acentaların bitmemesi için kendimizi feda ettik.
İstemediğimiz halde her şey dahil sistemini sırf Çeşme için uyguladık
Özveri gösterdik.Çünkü Thomas Cook resmen “Siz olmassanız biz Çeşme’den çıkarız” demişti o dönem.Biz bu yüzden her şey dahili seçmiştik.Şehir oteli olmamıza rağmen doluluğu en yüksek olan oteliz Çeşme’de.
Zoover de Türkiye çapında birinci otel seçildik.
Yine biz müşterilerimizle ilgilenip hizmet kalitesine son derece önem veriyoruz.14 çeşit zeytin bulunduruyoruz.Kahvaltıda bütün yörelerin peynirlerini bulunduruyoruz.Cost hesabından ziyade müşterilerimiz buradan nasıl mutlu ayrılırlar diye düşünüyoruz ki bunun en basit örneği Almanya’da şikayetlerin yazıldığı Zoover sitesinde Türkiye Genelinde birinci olduk.Ve Thomas Cook’un İngiliz Tripadvisor’ın da da yüzde 90 bir başarı 90 puan alarak büyük bir başarı elde ediyoruz. O yüzden kadromuzda genel müdürümüzden tutunda çamaşırhanede çalışan elemanımıza kadar hepimiz bir takım elemanı olarak iyi oynamaya , görevimizi en iyi şekilde yapmaya gayret ediyoruz.
-Türkiye Genelinde Destinasyonlar Açısından turizmi nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’de Bir hastalık var Maalesef.Turizm Sanki Sadece Antalya’da yapılıyor gibi düşünülüyor.Tamam Antalya çok önemli 8-10 milyon insanın geldiği bir belde.Fakat Sadece Antalya olarak düşünülmemeli.Diğer Yörelerinde gelişmesi gerekiyor.Şimdi Siz bir yere odaklanırsanız kaybedersiniz.Türkiye çok çeşitlilik gösteriyor.Tüm destinasyonların yaşatılması gerekiyor.
İzmir’de turist rakamları o kadar komik rakamlara düştü ki;Bir Beldeyi öldürmemek gerekiyor.Bakanlığın bizimle birlikte çalışması ve çözüm yolları üretmesi gerekiyor.Bodrum’u,Marmaris’i.Kuşadası’nı.Çeşme’yi yaşatmak gerekiyor.
Türkiye’de herkes Antalya’yı gördü.Artık turist her sene aynı yerlere gitmek istemiyor. Farklı Yerleri de görmek istiyor.
Eğer Diğer Beldeleri geliştiremezsek turizmde kaybetmek zorunda kalırız.
Mesela yurt dışı fuarlarda Belek,Kemer bölgesi hep ön planda fakat, diğer bölgelere baktığınızda bizler çok küçük metrekarelerde yer alıyoruz.
“Antalya turizmde tek başına baş rolü oynamıyor.”diye düşünüyorum.
-İzmir Expo 2020 adaylığında Çeşme’nin yeri nerede ?
Geçen dönemde Expo’yu taktik hatalarından dolayı kaybettik.Ben aynı zamanda kalkınma ajansı meclisi,ticaret odası meclisi üyesiyim.Bu sefer Expo’nun İzmir’e geleceğine inanıyorum.
Hem yatak açısından hem belde açısından Çeşme İzmir’e büyük destek verecek.Son seçimlerden sonra kıyılarda ki oy kaybının araştırılması olumlu bir gelişme kıyılara olan bakış açısının değişmesine neden olacak.Bu sefer daha şanslıyız.Expo İzmir için çok önemli bir projedir.İzmir’e çok artılar kazandıracaktır.
Expo İzmir için bir kurtuluş reçetesidir
Kavga etmeden birlik ve beraberlik içinde Expo’ya çok iyi hazırlanmalıyız.
İzmirde Kruvaziyer turizmi hep konuşuluyor.Fakat bu noktada hangi adımlar atılıyor ?
Kruvaziyer turizmi İzmir İçin çok önemli bir şans.Fakat kabul salonlarından tutun misafir geliş gidişine kadar problemler yaşanmakta.Bu salonların ve limanın muhakkak düzeltilmesi ve yenilenmesi gerekiyor.Gemiler yanaşmak istiyor ama yer yok…
İste bunun çözülmesi gerekiyor.
Nereden bakarsanız bakın Kruvaziyer turizminde Kuşadası ve İzmir’in,İstanbul’u geçtiğini söyleyebiliriz.Fakat burada önemli olan en azından gelen turistin Selçuk ve Efes’e yönlendirilmesi kadar şehir merkezine de yönlendirilmesi ve esnafında kazanmasıdır.
Kruvaziyer turizmi ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor bu nedenle Kruvaziyer turizmi için bir birim oluşturulmalı ve sadece bu birim Kruvaziyer Turizmine yoğunlaşmalıdır.
Tek Merkezden Devlet destekli,Turizm Bakanlığının himayesinde bu sorunun etkili şekilde çözümlenebileceğine inanıyorum.
Yine , Çeşme’de Yeni yatırım için Turizm Bakanlığı gerekli Planlamaları yapmalı yoksa Çeşme yine aynı Çeşme kalacak.Ve bu kadar güzel bir belde sınıfta kalacak.
Otelci oteli yapıyor.Milyon Dolarlarını yatırıyor.Otelci Otelinin 12 ay acık kalmasını ister.
Personelini de korumak ister.Fakat kışın acık kalan otelin masrafını kim karşılayacak.
Devlet bu konuda biraz destekleyici olmalı.
En azından SGK primlerinde,vergilerde,( kış için) elektrikte biraz indirime gidilse bugün en azından tesislerin %70 i belki acık kalacak.
Çünkü oteli kapatan kişi oteli açtığı zaman daha çok zarar etmekte.Kapalı olan bir yeri açmak zor ve masraflıdır
Bu yüzden otellerin yaşatılması gerekmekte…
Karlılık eskisi gibi değildir.Kurlar çok düşüktür.Gıda fiyatlarında ki artışla fiyatlara yansıtılamamıştır.Bu yüzden yatırımların geri dönme süresi eskiden 8-9 sene
iken şu anda 18 -19 yıla çıkan süreleri bulmaktadır.Buda otelciliği çok cazip kılmamaktadır.Bu konuda bir çalışmanın acilen yapılması gerekmektedir.
Tüm dinamikler ile Turizm olgusuna katılmalıyız.
Türkiye’de ki turizmin en büyük sorunu bu.Biz otelciler göz önündeyiz.
Oteli yapıyoruz.Misafiri memnun etmeye çalışıyoruz.Bir nevi Acentaların ağzının içine bakıyoruz.
100 milyonlarca dolar değerinde oteller yaptık.Ama hiç bir zaman kendimize sormadık.”Turisti otele nasıl getiririz?”diye.
Bir kaç tane Seyahat Acentasının mahkumu olduk .Hala da oluyoruz.Mesela baktığınızda aylardır tahsilat yapamadığımız Acentalar var.Yine batıp giden acentalar var.Bunlarda hiç güvencemiz söz konusu değil.Biz otelimizi Yaşatmak için tur operatörüne yatağımızı veriyoruz .Ama bakıyorsunuz operatör iflas ediyor.Paralarımızı alamıyoruz.
Bu iflasların bir Çoğunun şaibeli olduğuna inanıyorum.Art niyet sezinliyorum.
tur operatörlerinin daha dikkatli olması disiplinli olması gerekiyor.Yine otelcide aynı disiplini sağlarsa Türk Turizmi çok daha iyi bir ivme kazanacaktır.
Sizin Eklemek İstedikleriniz ?
Ben Türkiye’de turizmin çok daha iyi olacağına ilerleyeceğine inanıyorum.Türkiye Bir cennet…
Fakat eksiklerimizde çok fazla rehabete kapılmadan,iyi disipline edilerek yolumuza devam etmeliyiz.
Bilinçli yatırımlar gerekiyor.
Antalya kapasitesini doldurduysa artık otelcilere o bölge için yatırım için destek verilmemesinin gerektiğine inanıyorum.Hangi bölgenin ihtiyacı varsa o bölgelerin Turızm Bakanlığı tarafından tespit edilip,destek ve teşvik verilmesi gerekiyor.
Bakanlığın bizzat işin içinde olması gerekiyor.100 Milyon Dolarlık bütçeler ile değil çok daha fazlası ile tanıtım yapılmalı. Yoksa bu karlılık,bu maaşlar ile Otellerin kalitesi düşecektir.
Karlılık olmayınca büyük yanlışlara gidilecektir.En ucuz içki,sebze,et alınacak ve kalite düşecektir.Hizmet kalitesinin her zaman çıta olmasının gerektiğine inanıyorum.Yalnız bu fiyatlar ile değil ..İyi fiyatlar ile satmalıyız.
Gelecekte İspanyanın 45 milyon olan rakamlarını yakalayacağımıza inanıyorum.
ÇEŞTOB Başkanı ve Çeşme’nin gülen yüzü Pırıl Hotel Thermal & Beauty Spa`nın sahibi Sayın Veysi Öncel’e yoğun temposu arasında bize zaman ayırarak bu güzel söyleşiyi gerçekleştirdiği için teşekkürlerimizi sunuyoruz.