Ulaştırma
16-01-2018 09:51
Vize başvurusunu risksiz ve oturduğu yerden yapmak isteyen vatandaşın işlemlerini takip eden pasaportçular, 100 avroyu bulan komisyonlarıyla ayda 5 bin liradan fazla kazanıyor.

Avrupa Birliği (AB) Türkiye`ye vize serbestisi tanır mı bilinmez ama ülkemizde bir Schengen piyasası oluştuğu kesin.

Onlara pasaportçu deniyor, ama adları ‘Vize Takip Merkezi’ olarak geçiyor. ABD ve AB gibi ülkelere gideceklere vize çıkarmak gibi bir işi, vazife bilen bu kişilerin aylık kazancı 5 bin lirayı aşıyor.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) verilerine göre, sadece 2016’da toplam 8 milyon 62 bin Türk vatandaşı farklı amaçlarla, yurt dışına çıkış yaptı. İktisadi Kalkınma Vakfı ise son 6 yılda 3.2 milyon adet `C tipi` vize verildiğini açıkladı. Bu rakamı 60 avroluk standart vize ücreti ile çarpınca 235,6 milyon avroluk bir ekonomi ortaya çıkıyor. Hizmet bedeli olan 26 avro ile rakam, 86 avroya çıkıyor.

Hal böyle olunca, ‘birinin derdi, diğerinin dermanıdır’ misali pasaportçular, acele vize çıkarmak isteyen veya bu işleri bilmeyenlerin imdadına koşuyor. Tabii ücret karşılığında. İşlem başına 30 ila 100 avro arasında bir fark alıyorlar. Yani konsolosluğa başvuru fiyatı 86 avro ise 135 avro gibi bir rakam ödüyorsunuz.

İşin piyasası hani öyle sezonluk da değil. Tatil dönemleri haricinde müşterileri çok çeşitli. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi`nde tur mu atladı? taraftar hemen onların yanında soluğu alıyor. Bir iş heyetinin Almanya’ya seyahati mi var? anında telefon açılıp iş bağlanıyor. Bunun dışında şirketler, tur operatörleri Ahmet, Ayşe sen ve ben kısacası herkes potansiyel müşterileri.

Ve bu parayı `hiçbir şey yapmadan kazanıyorlar` desek yeridir. Nedenine gelince, vize süreci normalde şöyle işliyor: "Gerekli evrakları toplarsınız, ilgili yerden randevu alarak başvuru yaparsınız. Schengen veya ABD vizeniz çıkar ya da çıkmaz." Aslında onlar da aynı şeyi yapıyor. Gerekli evrakları toplayıp kendilerine ulaştırıyorsunuz. Yani işin angaryası yine sizde. Başvuruyu yapıp vize süreci sonuçlanınca gidip pasaportu alıyorlar. Biz de bu hafta, vize piyasasının sınırlarında dolaştık.

Harbiye’de iş yapan Mehmet Altın, tatlı parayı duyanların sektöre akın etmesinden şikayetçi. Pastadaki payı azalsa da eski müşterilerine ve vatandaşın artan yurt dışı merakına güveniyor. Ona kalsa her ülke vize uygulamalı. Nedenini, aylık 5 bin lirayı bulan kazancını duyunca anlıyoruz. Konu Berlin Duvarı`na gelmeden yanından ayrılıyoruz.

Yeni şafak`tan Orhan Orhun Ünal`ın haberine göre; Vize takipçisi Mehmet Altın, müşterilerinin özellikle üst gelir grubundan oluştuğunu belirterek, “Şimdi adam ailesiyle İsviçre’ye kayak yapmaya gidecek. Hemen beni arar, 4 kişilik vize işini ortalama bir haftada hallederiz.

Bunun yanında ihracatçı, kongreye katılacak doktor ve öğretim üyeleri sadık müşterimizdir” diyor. Ücret tarifesiyle alakalı detay vermek istemiyor. Resim kullanmama sözümüzü hatırlatınca, kişi başı 30 ila 100 avro yani 225 - 457 lira arasında bir kazançtan bahsediyor. Çocuklar için bile vize işleminin 30 avro yani 138 lira olduğunu öğrenince şaşırıyoruz. “Abi ne yaptın alt tarafı 4 pasaportu aynı anda merkeze götürüyorsun” yorumumuza aldığımız cevap serbest piyasa koşullarını özetliyor: “Adam ücretini ödüyor.” Kazançlarına gelince ayda 4 bin liradan fazla kazandıklarını söylüyor.




Yorumlar Toplam 0 Yorum Yapılmış
Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış