Gazete 1. Sayfaları
11.04.2011

Bu MOBBING meselesi ile 22.02 2010 tarihinde bir yazı yazmıştım. Bir kısım tarafından okunmuş ama herhalde kulak arkasına atılmış. Son zamanlarda Sayın Başbakanımızın da özellikle üzerinde durduğu ve bu işle ilgili kanunların çıktığı hepimiz tarafından malum.Kısa bir değişle “Bilindiği üzere “Mobbing” bir işyerinde açık ya da gizli olarak bir veya birden fazla kişinin çeşitli nedenlerle, bir başka çalışana yönelik sistemli ve süreklilik arz eden psikolojik baskı, yıldırma ve eziyet etme davranışı olarak tanımlanmaktadır.” 

Mobbing’in amacı da; uygulanan kişinin psikolojisinde olumsuz düşünce tohumları ekerek, gedikler açarak, kişiyi yok saymak, yalnız bırakmak, çökertmek, kişiye, işyerine, topluma maddi ve manevi zararlar vermektir.
 
Bu yasada tek değinilmeyen ve gizli kalan tek şey ve de en maalesef önemlisi, Patronun tacizidir. Patronun tacizinden mustarip olan binlerce çalışan vardır ve onlara karşı her nedense bir yaptırım olmaz, olamaz. Aslında bu tacizleri yapan patronlar öncelikli olarak cezalandırmalıdır.
 
Şimdi, geçmişteki yazımı tekrar dikkatli olarak okumanızı tavsiye ediyorum.
 
MOB sözcüğü, kanun dışı şiddet uygulayan düzensiz kalabalık anlamına gelmektedir. MOB fiili, “ortalıkta toplanmak, saldırmak veya rahatsız etmek” anlamındadır. Bu davranışı hayvanların sergiledikleri sıklıkla görülmektedir: Kazların bazı hayvanları, hatta insanları taciz edip kovalamaları gibi. 80’li yıllarda, Dr. Leymann mobbing eyleminin çeşitli şekillerini işyerlerinde yetişkinler arasında da cereyan ettiğini saptadı. Bu açıdan bakıldığında, Mobbing eylemi ile “Taciz Etme” eylemi arasında benzerlikler olduğu görülmektedir. Taciz etmek terimi, başkasını yıpratmak, ona eziyet etmek, onu engellemek veya ondan tepki almak amacı ile tekrar tekrar ve sürekli olarak yapılan girişimler; sürekli diğer kişiyi kışkırtan, ona baskı yapan, korkutan, yıldıran ya da rahatını kaçıran davranışlarda bulunmak anlamında kullanılmaktadır. Mobbing duygusal bir saldırıdır. Kişinin saygısız ve zararlı bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. Bir kişinin diğer insanları kendi rızaları veya rızaları dışında başka bir kişiye karşı etrafında toplaması ve sürekli kötü niyetli hareketlerde bulunma, ima, alay ve karşısındakinin toplumsal itibarını düşürme gibi yollarla saldırgan bir ortam yaratarak onu yıldırmaya ve nihayet işten çıkmaya zorlamasıdır. Bu davranışlar pasif ve aktif saldırganlık olarak ikiye ayrılabilir. Aktif saldırganlar, kişiye karşı doğrudan tavır aldıklarından bir bakıma daha dürüsttürler. Pasif saldırganlar kalleştirler. Bunlar fırsat buldukça kötü davranışlarını örtmek için nazik ve düşünceli davranışlar da sergileyeceklerinden onlarla başa çıkmak daha zordur.
 

MOBBING DAVRANIŞININ 10 ANAHTAR ETMENİ

Mobbing sendromu, çeşitli bilişimlerle, sistemli ve sıklıkla gerçekleşen 10 ayırt edici etmen içerir. Bu etmenlerin hedef kişi üzerindeki etkisi mobbing sendromunun temel unsuru haline gelir.

1. Çalışanların şerefi, doğruluğu, güvenilirliği ve mesleki yeterliliğine saldırılar.
2. Olumsuz, küçük düşürücü, yıldırıcı, taciz edici, kötü niyetli ve kontrol edici iletişim.
3. Doğrudan veya dolaylı, gizli veya açıkça yapılması,
4. Bir veya birkaç saldırgan tarafından yapılması (Akbabalık).
5. Sürekli, çoklu ve sistemli bir şekilde, zaman içinde yapılması,
6. Hatanın kurbandaymış gibi gösterilmesi.
7. Kurbanın itibarını kaybettirmeye, kafasını karıştırmaya, yıldırmaya, yalıtmaya yönelik olması ve onu teslim olmaya zorlaması.
8. Kişiyi dışlama niyetiyle yapılması.
9. İşyerinden ayrılmayı kurbanın tercihiymiş gibi göstermesi.
10. Örgüt yönetimi tarafından anlaşılmaması, yanlış yorumlanması, görmezden gelinmesi, hoş görülmesi, teşvik edilmesi, hatta kışkırtılması,

Uzun süreli, geçici, ya da sık sık gibi kavramlar kolay ölçülemez. Mobbing’in şiddetinin tek ölçüsü, buna hedef olan kişinin öznel değerlendirmesidir. Birine mobbing gibi gelen, başka birine öyle gelmeyebilir.

Dr. Heinz Leymann 45 ayrı mobbing davranışı tanımladı ve bunları davranışın özelliğine göre 5 grupta topladı. Bunları aşağıda görebilirsiniz. Her mobbing durumunda bunların hepsinin bulunması şart değildir. Tek tek ele alındığında bu davranışlar alçakça, uygarlık dışı ve kabul edilemez bulunabilir. Ayni zamanda bunlar bir kez için hoş görülebilir şeyler olarak ya da davranışı yapanın o gün kötü bir gününde olduğu varsayılarak anlayışla karşılanabilecek şeyler de olabilir. Fakat bu davranışlar sürekli olarak ve değişik şekillerde yapılırsa kasıtlı tacize dönüşür ve terör yaratır.
 
Dr. LEYMANN’IN TİPOLOJİSİ
Birinci Grup
Kurbanın Kendisini Göstermesini ve İletişim Oluşumunu Etkilemek
1. Üstünüz kendinizi gösterme olanaklarınızı kısıtlar.
2. Sözünüz sürekli kesilir.
3. Birlikte çalıştığınız kişiler kendinizi gösterme olanaklarınızı kısıtlar.
4. Yüzünüze bağırılır ve yüksek sesle azarlanırsınız.
5. Yaptığınız iş sürekli eleştirilir.
6. Özel yaşamınız sürekli eleştirilir.
7. Telefonla rahatsız edilirsiniz.
8. Sözlü tehditler alırsınız.
9. Yazılı tehditler gönderilir.
10. Jestler ve bakışlarla ilişki reddedilir.
11. İmalar yoluyla ilişki reddedilir.
İkinci Grup
Kurbanın Sosyal İlişkilerine Saldırılar
1. Çevrenizdeki insanlar sizinle konuşmazlar.
2. Kimseyle konuşamazsınız, başkalarına ulaşmanız engellenir.
3. Size, diğerlerinden ayrılmış bir işyeri verilir.
4. İş arkadaşlarınızın sizinle konuşmaları yasaklanır.
5. Sanki orada değilmişsiniz gibi davranılır.

Üçüncü Grup
Kurbanın İtibarına Saldırılar
1. İnsanlar arkanızdan kötü konuşur.
2. Hakkınızda asılsız söylentiler ortalarda dolaşır.
3. Gülünç durumlara düşürülürsünüz.
4. Akıl hastasıymışsınız gibi davranılır.
5. Bir psikologa görünmeniz için size baskı yapılır.
6. Bir özrünüzle alay edilir.
7. Sizi gülünç düşürmek için yürüyüşünüz, jestleriniz veya konuşmanız taklit edilir.
8. Dini veya siyasi görüşünüzle alay edilir.
9. Özel yaşamınızla, görünümünüzle, kılık-kıyafetinizle alay edilir.
10. Milliyetinizle alay edilir.
11. Özgüveninizi olumsuz etkileyen bir iş yapmaya zorlanırsınız.
12. Çabalarınız yanlış ve küçültücü şekilde yargılanır.
13. Kararlarınız sürekli sorgulanır.
14. Alçaltıcı isimlerle anılırsınız.
15. Cinsel imalarda bulunulur.

Dördüncü Grup
Kurbanın Yaşam Kalitesi ve Mesleki Durumuna Saldırılar
1. Sizin için hiçbir özel görev yoktur.
2. Size verilen işler geri alınır, kendinize yeni iş bile yaratamazsınız.
3. Sürdürmeniz için anlamsız işler verilir.
4. Sahip olduğunuzdan daha az yetenek gerektiren işler verilir.
5. İşiniz sürekli değiştirilir.
6. Özgüveninizi etkileyecek işler verilir.
7. İtibarınızı düşürecek şekilde, niteliklerinizin dışındaki işler verilir.
8. Size mali yük getirecek genel zararlara neden olunur, zemin yaratılır.
9. Eviniz ya da işyerinize zarar verilir.

Beşinci Grup
Kurbanın Sağlığına Doğrudan Saldırılar
1. Fiziksel olarak ağır işler yapmaya zorlanırsınız.
2. Fiziksel şiddet tehditleri yapılır.
3. Gözünüzü korkutmak için hafif şiddet uygulanır.
4. Fiziksel zarar verilir.
5. Fiilen cinsel tacizde bulunulur. 

MOBBING SÜRECİNİN BEŞ AŞAMASI

1. ANLAŞMAZLIK: Kritik bir olay, bir anlaşmazlığa dönüştürülür. Henüz Mobbing kesin olarak ortada yoktur fakat indikasyonları vardır.

2. SALDIRGAN EYLEMLER; Psikolojik saldırılar Mobbing dinamiklerinin harekete geçtiğini gösterir.
3. YÖNETİMİN KATILIMI; Yönetim ikinci aşamada doğrudan yer almamışsa da, bu aşamada işin içine girer.
4. PROBLEMLİ KİŞİ OLA-RAK DAMGALANMA; Bu aşama önemlidir. Çünkü kurbanlar “Problemli” (sinirli, geçimsiz, uyumsuz, hatta akıl hastası) olarak damgalanırlar.

5. İŞİNE SON VERİLME; Kovulma ve bunu izleyen PTSD – (Post Traumatic Stress Disorder) ve bunun neden olduğu psikolojik zararlar.


MOBBING’CİLERİN PSİKOLOJİSİ NEDEN MOBBING YAPARLAR?

Leymann, insanların mobbing’e başvurmalarında dört temel neden görür:
Birisini bir grup kuralını kabul etmeye zorlamak. “Eğer kabul etmiyorlarsa gitsinler”.
2. Düşmanlıktan hoşlanmak. İnsanlar hoşlanmadıkları kimselerden kurtulmak için mobbing yaparlar.
3. Can sıkıntısı içinde zevk arayışı. Bazı sadist ruhlu mobbing’ciler yaptıkları eziyetten haz duyarlar.
4. Önyargıları pekiştirmek. Bazı insanlar, belli sosyal, ırksal ve etnik bir grubun üyesi olduğu, hatta karşı cinsten olduğu için sevmedikleri kimselere karşı bobbing yaparlar.
Leymannn’ın, yukarıda özetlenen 4 temel mobbing nedenine, naçizane bilgi ve deneyimlerimize dayanarak, biz de bir ilave yapmak istiyoruz:
 
Bazı insanlar, kendilerine karşı tehdit unsuru olarak gördükleri, çeşitli nedenlerle korktukları, çekindikleri kişilere karşı da mobbing yaparlar.
 
Psikiyatrist M. Scott Peck de, “People Of The Lie” adlı kitabında “Kötü Kişilik Teorisini desteklemektedir. Scott’a göre, kötülük insanın içinde ya da dışında bulunan ve amacı yaşamı ya da canlılığı öldürmek olan bir kuvvettir. Kötü insanlar, kendi hasta kişiliklerinin bütünlüğünü korumak ve sürdürmek için başkalarının ruhsal gelişimini, bu gücü kullanarak yok etmek isterler. İçlerinde kendilerini her türlü suçlanmanın üstünde gördükleri için, onları suçlayan herhangi birisine saldırmak durumundadırlar. Kusursuz benlik imgelerini korumak için başkalarını feda ederler.

Öte yandan, Hornstein ise, “Brutal Bosses And Their Prey” adlı kitabında, örgütsel hiyerarşi içinde oldukları için güçlerini istedikleri gibi kullanabileceklerini sanan patronların “İlahi Hak”ından söz eder. Onlar için çalışan herkes kendiliğinden değersizdir. Ayrıca, yükselmeyi (hak edip etmeksizin ve ne pahasına olursa olsun) hedefleyenlerde bir iktidar açlığı bulunur. Böyleleri “Lider” değil, “Lider Müsvettesi”dir. Suiistimal, onların zayıflık ve değersizlik duygularını, konumlarının gücünü kullanarak telafi etmeye çalışmalarından kaynaklanır.
 
Roy F. Baumeister de, insanları şiddete veya ezici davranışlara iten dürtünün, tehdit altındaki benmerkezcilikten kaynaklanabileceğini ileri sürmektedir. Özellikle de şişirilmiş, ya da hastalıklı bir özdeğer, bununla çatışan bir dış değerlendirme ile karşılaştığı zaman bu durum ortaya çıkabilmektedir. Bu kişiler, astlarının iyi şöhreti ve bilgi ve deneyimleri ile kendi itibarını elinden alabileceği endişelerinden dolayı kendilerini tehdit altında hissedebilmekte ve bu nedenle mobbing’e başvurabilmektedir. Aralarında nitelikli insan olmasından hoşnut olacaklarına, kendilerini tehdit altında hissetmektedirler. (Bu görüş, bizim yukarıda, Leymann’ın görüşlerine yapmış olduğumuz ilave ile bire bir örtüşmektedir)
 
MOBBING’E MARUZ KALAN NE YAPMALI?
 
1. Uzaktan ahkâm keserek “Üzülmeyin” demek yersiz ve yetersiz olur. Çünkü mobbing’e maruz kalan kişinin üzülmemesi söz konusu değildir. Ancak, üzüntü’nün sınırı ve kontrol altında tutulması önemlidir. Üzüntü veya keder kontrol edilemez ise, muhtemelen aşağıdaki iki yoldan birisi ile karşılaşılır:
a) Yılgınlık, havlu atma ve travmatik sonuçlarla karşılaşma.
 
b) Şiddet’e başvurma.
 
Bu nedenle, öncelikle, kederinizi, öfkenizi kontrol altında tutabilmelisiniz.

2. Durumu çok iyi analiz edin. Nedenlerini objektif ve somut olarak anlayın ve ortaya çıkartın. Cevaplandırmanız gereken bazı sualler şunlardır:

a) Neden ben?

b) İğneyi kendinize, çuvaldızı başkasına batırın ve kendi kendinizi de acımasızca eleştirin. Sizin hata ve kusurlarınız var mı? Bazı insanlar mobbingi, hatta daha da fazlasını hak edebilirler.
c) Haklı olduğunuza inanıyorsanız, havlu atmayın; tersine bilinçli olarak direnin.
d) Bilinçli olarak direnmek en azından şunları kapsar:

da) Mobbing yapanın, mobbing yapma neden(ler)ini, psikolojisini ve taktiklerini inceleyin ve bunları doğru tanımlayın.
 
db) Özgüveninizi yitirmeyin. Gerekirse bir psikologa başvurun.

dc) Bu tanımlama ve bulgularınıza göre karşı teknik ve taktikler uygulayın.

Bunlar, yalanlama, aksini ispat etme, taraftar toplama, küçük düşürme, adam yerine koymama, duymazdan-görmezden gelme, mizah ile karşılık verme, gülüp geçme, üst makama şikayet etme, davacı olma, bire-bir iletişim kurma, tartışma (gerekir ise ve ortama ve kendinize güveniyor iseniz, başkalarının önünde).

dd) “Akılsız davacı derdini mübaşire anlatır”. Konuyu, %100 güvendikleriniz dışında kimseyle paylaşmayın. Ancak, taktik gereği paylaşımlarda bulunun.
 
e) Başa çıkamayacağınızı aklınız keserse, kendinize başka iş arayın. Başka iş Bulmadan mevcut işinizden ayrılmamaya çalışın.


Saygılarımla

Ahmet Cem Yenal


Bu Yazı 6028 Kez Okunmuş
Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış