Cansu Tuncali
20.11.2017

Yeni yıl yaklaşıyor.Bir sene nasıl geçti diyenleri duyar gibiyim. Yeni bir yıl başlarken daha önümüzde yapılacak çok şey var derken, bir anda yıl bitiyor… 

2018 senesi bereketini daha en başında gösteriyor; yılbaşı tatili 3 gün . 

Peki , bu 3 günlük tatilde nereler gezilebilir, önerilerimi sizinle paylaşıyorum. 

Öncelikle ne tür bir gezi yapmak istediğinizi planlayın. Deniz, kum, güneş mi yoksa kışın soğuğunu hissederek sakin bir tatil mi? ya da 3 gün boyunca devamlı yeni yerler keşfederek turistik gezi yapmak mı?

Eğer yaz tatili gibi bir dönem geçirmek isterseniz, Hindistan ya da Malezya doğru bir seçim olabilir. Maldivler de ılık bir iklime sahip olduğu için deniz, kum, güneş ve sakin bir tatil için uygun seçenek olabilir.

Tabii bu gibi tatiller için uçak bileti şart olduğu için eğer kazanılmış milleriniz yoksa bilet almanız pahalı kaçabilir. Maldivler için ise otel fiyatları da bu dönemden sonra normal zamanların üstünde seyir etmekte. Malezya ve Hindistan’da ise uygun otel seçenekleri bulabilirsiniz, benden söylemesi…  

Eğer sakin, kafa dinlemelik bir tatil arayanlardansanız ve ben yılbaşını kar olmadan geçirmem arkadaş diyorsanız, öncelikle güzel ülkemizden birkaç alternatif sunmak isterim.

Abant hem doğası gereği hem de karlı zamanlarda büründüğü muhteşem manzarası ile sıcak şarabınızı yudumlarken, size sakin ve huzurlu bir tatil olanağı sunar. Yılbaşı zamanı havalar soğuk olursa, Abant Gölü donabilir ve o zaman ortaya çıkan manzara ise efsanedir. Abant bölgesinde bulunan tahta evlerden yapılma pansiyonlar ile de kendinizi küçük bir kasabada hissedebilirsiniz. 

Eğer kar yağışı Abant civarında iyi olursa Kartalkaya’da kayak da yapabilir, muhteşem kar lezzeti olan mangalda sucuk ekmeğin lezzetini çıkarabilirsiniz.

Türkiye’den bir diğer tatil seçeneği de; termal tatil. Afyon bu tatil çeşidinin en gelişmiş olduğu yerlerden biri. 4 ve 5 yıldızlı termal otel çeşitlerinde sıcacık kaplıca havuzlarında gevşeyebilir, özel masaj yağları ile yapılan masaj seanslarında yeni yıla tüm vücudunuzu dinlendirmiş bir şekilde girebilirsiniz. Benim de birkaç kez konakladığım Oruçoğlu tesislerini termal tatil için öneririm. Hem servis, hem yemekler hem de termal havuzların kalitesi ile keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Bölgede bulunan İkbal Tesisleri ve Güral Afyon de isim yapmış oteller olarak hizmet vermektedir.

Yurtdışında yılbaşını karla karşılamak isteyenlerdenseniz, Prag, Belçika, İskoçya ve İrlanda Kuzey Avrupa için önerilerim arasında yer alıyor. Prag’ın dar sokakları ve tarihi binaları arasında bir kültür turizmi yapabilir, Belçika’nın leziz biralarından tadarak yılbaşına merhaba diyebilirsiniz. Prag’a giderseniz, meşhur saat kulesine gitmenizi öneririm.

Ayrıca asker nöbet değişim törenini de izleyin derim. Ortaçağ’ın izlerini en çok görebileceğiniz ülkelerden biri olan Prag’ın, eski şövalyelerin yaşadığı daracık sokaklarındaki evlerini ziyaret edebilir, Ortaçağ’ın karanlık çağ diye adlandırılan bölümüne ait şato ve kiliselerini gezebilirsiniz. Bu özel mekanlar hala dönemin karanlığını, ağırlığını ve dinin ülke üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu anlatmakta.   

Belçika için ise size önerim Hollanda kıyısında bulunan sevimli kasaba Brugge olur. Küçük evleri, sevimli yapısı ile kendinizi keyifli hissedebileceğiniz bir tatil yapabilirsiniz. 

İskoçya’da ise muhteşem İskoç doğasına yakın otellerde kalıp, kar ile doğanın mükemmel uyumuna karşı viskinizi yudumlayarak yeni yıla girebilirsiniz.

İrlanda ise farklı eğlence kültürü ile eğlenceli bir tatil alternatifi olabilir. Bu ülkede gördüğünüz herkes çok mutludur emin olun… İngiliz soğukluğundan uzak insanları ile keyifli sohbetler kurabileceğiniz samimi pansiyon ortamlarında aile sıcaklığında zamanlar geçirebilir, dünyaca ünlü IrishPublarda değişik aromalı biraların tadına bakabilir, IrishCream aromalı kahvelerin lezzetine varabilirsiniz.

Ayrıca Dublin’den yaklaşık 1 saat uzaklıkta bulunan uçurumları ve devlerin ayak izleri diye bilinen Volkanik ayak izleri binlerce yıllık ağaçlar ile birlikte bir doğa şaheseri diyebilirim. Vaktiniz olursa uğramanızı tavsiye ederim.

İskoçya’ya giderseniz de Eski İskoçya’ya ve Viski Müzesi’ne uğramanızı öneririm. Eski İskoçya’nın sokaklarında dolaştığınızda, tarihinden ötürü, eski İngiliz mimarisi ile benzerlik göreceğiniz için kendinizi bir SherlockHolmes filminde gibi hissedebilirsiniz. Bu sokaklarda sokak müzisyenlerini dinleyebilir, sokak tiyatrosunun güzel örnekleri ile karşılaşabilirsiniz. 

Ve en son romantik tatil arayanlardansanız; Paris sizin için güzel bir seçenek olabilir. Yeni yılı Paris’in coşkulu kalabalığı ile kutlayıp, Şanzelize (Champs-Élysées) caddesinde Paris’i selamlayarak bir kadeh şampanya içebilirsiniz.

Tabii Paris hem müzeleri hem de kiliseleri ile de ünlü bir şehir. Meşhur Mona Lisa tablosu da Paris’in simgesi olan Louvre Müzesi’nde bulunmakta. Şarkılara konu olan Notre DameKilisesi’de yine bu ülkede. Fakat baştan söyleyeyim bu eserlerin içini gezmek için metrelerce kuyruk bekleyebilirsiniz.

Bir diğer Romantik tatil seçeneği ise tabii ki romantizmin merkezlerinden biri olan İtalya. İtalya’ya gitmeyi düşünüyorsanız, önce sadece dinlenmek mi istiyorsunuz yoksa gezmek mi istiyorsunuz ya da lezzetli şarapları mı tatmak istiyorsunuz ona karar vermeniz gerek.

Eğer sadece sakin, romantik bir tatil düşünürseniz Venedik ile Como önerilerim arasında olacaktır. Venedik’te bir sandal gezintisi ile romantizmi yakalayabilir, Como Gölünün İsviçre Alpleri ile birleştiği mükemmel manzara eşliğinde romantizmin dibine vurabilirsiniz.

Eğer kültür gezisi yapmak isterim derseniz, Roma tabii ki ilk tercihiniz olmalı. Büyük Roma İmparatorluğu’nun izlerini hala taşıyan bu ülkede medeniyetin ayak izlerini keşfedebilir, birçok açık hava müzesi diye tabii edilen eski yapıtlar bulabilirsiniz.

Roma’da görmeden dönmeyiniz diyeceğim iki yapı var. Biri efsanevi Gladyatör dövüşlerinin yapıldığı Kolezyum. Roma İmparatorluğu zamanında halkın en büyük eğlencesi olan bu dövüşler sonunda maalesef yenilen Gladyatör öldürülürmüş.

Bu vahşet Hristiyanlık dininin gelmesi ile sonlanmış ve sonrasında medeniyetin eşiği denilen sanat akımı başlamış. Konserler, tiyatrolar gibi sanatsal etkinliklerin yanı sıra İmparatorluk konuşmaları, önemli dini törenler gibi etkinliklere de ev sahipliği yapan bir yapı olmuş Kolezyum.

Bir diğer yapıt ise Aşıklar Çeşmesi. Aşıklar Çeşmesi denilince akla farklı hikayeler gelse de günümüze kadar gelen anlatımı; susuzluktan bitap düşen askerlerin güzel bir kızla karşılaşması ve ona su bulabilecekleri bir yer sormaları ile başlıyor.

Güzel kız askerlere şu anda Çeşme’nin bulunduğu alanı gösterip, orayı kazdıklarında su bulabileceklerini söylüyor ve askerler kızın dediğini yapmaları ile beraber suya kavuşuyorlar. Bir de bu çeşmeye İtalya’ya tekrar gelmek isterseniz para atın, dileğinizin kabul olacağına inanılıyor. 

Eğer yemek için İtalya’ya gidiyorsanız o zaman Sicilya sizin için güzel bir rota olabilir.

Sicilya’nın şarap kültürü antik çağa dayanmakta, o kadar eski bir lezzet kültürü var İtalyanların. Bundan dolayı en iyi İtalyan şarapları Sicilya’da üretilmekte deniliyor. Ayrıca İtalyan mutfağının lezzeti Sicilya’nın kültürel zenginliği ile birleşince hayatınızda yiyebileceğiniz en leziz İtalyan yemekleri ortaya çıkıyor! Sicilya usulü et şinitzel benim favorilerim arasında, benden söylemesi…

Umarım bu yılbaşında geriye dönüp baktığınızda güzellikler ile hatırlayacağınız bir yılı geride bırakmış olursunuz. Tekrar görüşmek dileği ile, keyifle, mutlulukla ve lezzetle kalın.

Cansu Tuncali



Bu Yazı 699 Kez Okunmuş
Yorumlar Toplam Yorum Yapılmış
Bu Yazı İçin Henüz Yorum Yapılmamış