Daha önce bir çok kez Sayın Valimiz Şahabettin Harput ve Bursa Turizmine yön veren değerli isimler ile “Bursa’da turizmi nasıl geliştirebiliriz ?” noktasında görüş alışverişinde bulunduk.Zaman zamanda konu hakkındaki görüşlerimizi istişare etmeye devam ediyoruz.
Fakat bugün geldiğimiz noktada Bu işin sadece yerel yönetimlerin iyi niyeti ve gayretli çalışmaları ile yeterli olamayacağını ,özel sektöründe üzerine büyük sorumluluklar düştüğünü ifade etmek gerekiyor.
Kısacası bu iki dinamik gücün birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Valilik Sıcak su kaynaklarını araya dursun,Turizmcilerimiz inşası süren turizm yatırımlarındaki bolluk nedeni ile bu tesisler açıldığında ,kaliteli hizmette rekabet edemeyenin yaşama şansı olmayacağının farkında değiller.Herkes yatırım bolluğu nedeni ile bir bahar havası yaşıyor.
Yatırımlar her ne kadar sevindirici olsa da şehrimizde turizmin gelişmesi noktasında büyük eksiklikler ve yanlışlar ile baş başayız.
Peki mevcut sorunlarımız nelerdir ?
İşte bunu analiz etmek üzere; Bursa’da turizmin gelişiminin önündeki en önemli engeller üzerine yaptığım tespitleri siz değerli okurlarım ile paylaşmak istiyorum.
-Bursa’da bir çok yerel yönetim turizme uzak kalmış ve turizm olgusunun önemini kavrayamamıştır.
-Bir çok belediye ilçelerine gelen yerli ve yabancı turistin ayrımını dahi yapamamaktadır.Bugün turizmde çok büyük öneme sahip olduğunu düşündüğümüz İznik’i ziyaret eden yerli ve yabancı turist sayısı hesaplanamamaktadır.Bu durum İznik ve Bursa için üzüntü vericidir.
-Yerel Yönetimler ve bölge halkı bulunduğu lokasyonda ki tarihi,doğal ve kültürel mirasın farkında değillerdir.
-Gazeteciler turizm hakkında bilgi sahibi olmamakla birlikte turizmi gündemde tutamamaktadırlar.Yapılan haberler ve köşe yazıları sadece ilgili yerel yönetimlerin faaliyetlerini kapsamakta bir çoğu mevcudu sorgulamamaktadır.
-Turizmin gelişmesi için üretilen projeler ise toplantılarda kalmakta ve sürdürülebilir olmamaktadır.
-Özel sektör temsilcileri bir çok çalışmayı yerel yönetimlerden beklemekte ve turizmin gelişimi için gerekli adımları atmamaktadırlar.
-Bursa’da Oteller misafirlerine Seyahat Acentalarından daha düşük fiyat vererek Seyahat Acentalarına yaşama şansı vermemektedirler.Bu durum Bursa satışlarına darbe vurmakta ve Şehrimizde faaliyet gösteren Acentaları sıkıntıya sokmaktadır.Hal böyle olunca satış yapamayan Seyahat Acentaları TÜRSAB’a yıllık aidatlarını dahi ödeyemeyecek duruma gelmektedir.
-Bursa’da Turizm çalışmaları Valiliğin ve Büyükşehir Belediyesinin çalışmaları ile kısıtlı kalmaktadır.
-Turizm işletmelerinde ki mevcut iş gören gücünün büyük oranını turizm ve otelcilik eğitimi almamış iş görenler oluşmaktadır.
-Bursa’lı turizmciler online satış kanallarını verimli kullanamamaktadır.Bir çok tesis uluslar arası Booking kanallarını kullanamadığı için bu pastadan pay alamamaktadır.
-Bir çok küçük ilçede dahi bulunurken , Bursa’nın ne girişinde nede çıkışında hiçbir şekilde Bursa’da güzel zaman geçirebileceğini,mola verilebileceğini belirten görseller bulunmamaktadır.
-“Bursa turizm kentidir.” olgusu tam olarak oturtulamamıştır.
-Bir çok otel için gecelik otel olgusu yıkılamamıştır.Bu durum şehrimizin ahlaki ve sosyal dokusuna zarar vermektedir.
-Bursa’da TÜRSAB Bölgesel Yürütme Kurulu yeterince etkin çalışmamakta, Bölgesel Yürütme Kurulu seçimleri yapılamamaktadır.Bu nedenle Başkan seçilerek değil ,atanarak göreve getirilmiştir.
-Uludağ’ın ve Termal Sular bölgesinin sorunları çözülememiştir.
Peki Şehrimizde Turizm Nasıl geliştirilebilir ?
-Bursa’da tüm turizm dinamikler aynı hedef çerçevesinde bir araya gelmelidirler.
-Otelciler , Seyahat Acentelerinin Otel Rack fiyatlarından daha düşük fiyata satış yapmalarına olanak sağlamalı ve bu durum sürdürülebilir olmalıdır.Aksi durumda Seyahat Acentelerinin yaşama hakkı ellerinden alınmaktadır.
-TÜRSAB Bölgesel Yürütme Kurulu daha etkin çalışmalı,gerekirse Bursa’dan bir TÜRSAB Başkan adayı çıkarılmalı ve desteklenmelidir.
-İznik’te Ulusal ve Uluslar arası Kongreler düzenlenmeli ve İznik Basında sürekli gündemde tutulmalıdır.
-Şehirlerarası Otoban yollara ve çevre yollarına Sürücülerin Bursa’da zaman geçirmeleri amacı ile ilgilerini sağlayacak yönlendirmeler ve sloganlar içeren görseller yerleştirilmeli.Böylelikle Bursa’da geçirilen zaman ve konaklama süresi uzatılmalıdır.
-Kültür turları yapan Seyahat Acentaları ile iletişime geçilerek,kafilelerin Bursa’da konaklaması amacı ile Seyahat Acentalarına özel “Special Offers”lar verilmelidir.Şuan ki durumda Seyahat Acentaları ihtiyaç durumunda Bursa’yı konaklama güzergahlarına almaktadırlar.
-Tesislerimizde yabancı dil bilen,turizm eğitimli,personeller istihdam edilmelidir.
-Tesis sahipleri Otellerini Uluslar arası otelcilik kurallarına göre yönetmeli bu bağlamda vizyon sahibi yöneticiler ile çalışmalıdırlar.
-“Yield Management” uygulamaları ile tüm yıl konaklama süreleri arttırılmalıdır.
-“Tripadvisor,Holidaycheck” gibi uluslararası otel değerlendirme sitelerinde Bursa otellerinin puanlarının yüksek olması gerekmekte olup şikayet oranları minimize edilmelidir. Bu ancak kaliteli hizmet ile sağlanabilir.Nitekim günümüzde Bursa’da bu kanalların ne anlama geldiğini bilmeyen tesis yöneticileri bulunmaktadır.
-Dünya turizm borsasının oluşturan Berlin ITB ve WTM Londra Turizm fuarlarına katılım yüksek oranda sağlanmalıdır.
-Bursa en çok reklam veren illerden biri olmalı periyodik olarak Bursa reklamları ile basında yer almalıdır.
-Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanacak protokol ile İlköğretim ve orta öğretimde çocuklarımıza Bursa Turizmi anlatılmalı ve çocuklarımız birer gönüllü Bursa Turizm elçisi olarak yetiştirilmelidir.Her çocuk Turizmin Bursa için ne kadar önemli bir olgu olduğunun bilincinde bir birey olarak gelişimini tamamlamalıdır.
-Köşe yazarları ve gazeteciler sürekli Bursa’yı gündemde tutmalı, gerekirse Bursa’lı turizmcilere reklam desteği sağlanmalıdır.
-Uçak firmaları ile anlaşma yapılarak bu uçaklarda koltuklara Bursa’yı anlatan kitapçıklar veya broşürler konmalıdır.
-Mevcut Termal kaynakların oteller nezdinde adilane dağıtımı sağlanmalı,Yurt dışı Ülkeler Sağlık Bakanlıkları nezdinde girişimlerde bulunulmalıdır.
- Altı üye ülkeden oluşan Körfez İşbirliği Konseyi`ndeki sağlık sektörünün yılda ortalama yüzde 11 büyüme kaydederek 2015 itibariyle 43.9 milyar dolara ulaşacağını da hesaba katarsak, Arap Dünya’sının Bursa için ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi kavrayabiliriz.İşte Bursa olarak bu pazardan pay alabilmek için Osmanlı’dan gelen ortak kültürel mirası ve tarihi dostluğu araç olarak kullanmalıyız.
-Yatırım Bankası raporuna göre ;Bursa için avantaj oluşturan bir diğer nokta ise ; Körfez ülkelerinde tıbbi personel sıkıntısı ve kalitesiz sağlık hizmetidir.Bu noktada kentimizde bulunan A sınıfı hastanelerimiz,sağlık personelimiz ve termal tesislerimiz en büyük silahlarımız olmalıdır.
Kısacası ; turizm tanıtımında,tesislerimizde verilen konaklama hizmetinde,sağlık turizmi alanında sunulan sağlık hizmetinde,seyahat acentacılığı hizmetinde kaliteliyi hedeflemeli,misafir memnuniyeti odaklı çalışmalıyız.
Ancak bu şekilde turizm pastasından ciddi paylar alabiliriz.Aksi durumda kendi bindiğimiz dalı kesmiş oluruz.
Sevgi ile Kalın,
Turgay GENÇ
Bu Yazı 630 Kez Okunmuş