LaBiance Turizm A.Ş. CEO'su Natalya Pavloviçeva: "Zarif Türkiye'yi Pazarlıyoruz"

Rusya'dan Türkiye'ye önemli sayıda üst segment turist getiren LaBiance Turizm A.Ş. CEO'su Natalya Pavloviçeva haberturizm 'e őnemli açıklamalarda bulundu.Bu keyifli röportajı siz değerli okurlarımız ile paylaşıyoruz.Keyifli okumalar...

Turizm firması yöneticisi bir Rus olarak hemşerilerinizin turizm alanındaki Türkiye algısına dair görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Rusya’dan giden turizm sınıflandırmasında Türkiye destinasyonu açık ara birinci sıradadır. Rus turistlerin zihninde Türkiye uzun yıllardır “herşey dahil konseptli plaj tatili” imajına sahip. Nitekim küresel COVID salgınının hemen öncesinde 2019 yılında yaklaşık 7 milyon Rusya vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti. Türkiye destinasyonunun Rus turistler arasında bu kadar popüler olmasının başlıca nedenleri arasında şunları sıralamak mümkündür;

Birincisi kaliteli hizmet ve fiyat avantajı. Türkiye’nin plaj tatili konsepti sunan Mısır, İspanya, Yunanistan, Phuket, Maldivler gibi diğer destinasyonlara kıyasla herşey dahil hizmeti uygun fiyata, ama yüksek standartlarda sunması Rus turistlerin tercihini etkileyen nedenlerin başında gelmektedir. İkincisi, dünyada neredeyse yaz tatili konseptine uygun her bir otelde resepsiyonundan animasyon ekibine kadar Rusça konuşan personeli olan tek ülke Türkiye. Bu konsepte hizmet veren diğer ülkelerin çoğunda Rusça konuşan personel sizdeki kadar yaygın değil ve Rus turistlerin ihtiyacını giderebilmek için İngilizce konuşmaları gerekiyor. Üçüncüsü coğrafi konum ve direk uçuş seferlerinin bolluğu.Türk Havayolları Rusya’nın 36 farklı noktasına uçuş düzenlemektedir.



THY’nin yanısıra diğer Rus ve Türk havayolu şirketleri de düzenli ve charter seferleri uçuşları bulunmaktadır. Moskova, St. Petersburg, Soçi, Rostov gibi Rusya’nın büyükşehirlerinden İstanbul, Antalya gibi şehirlere ortalama 2,30 ile 3,5 saatte uçmak mümkündür ki bu ciddi bir coğrafi yakınlık demek. Dördüncüsü de Türkiye tarafından Rusya vatandaşları için uygulanan vizesiz seyahat imkânı. Bu da yine Avrupa Birliği üyesi diğer rakip destinasyonlara kıyasla Türkiye’yi vize prosedürü ve masrafı olmadığı için avantajlı hale getiriyor. Diğer yan faktörleri de göz önüne aldığımızda Türkiye kitle turizmi sınıflandırmasında plaj tatili konsepti için açık ara en uygun destinasyon konuma geliyor ki özellikle çocuklu aileler için bu destinasyon daha çok tercih sebebi oluyor.

Biliyorsunuz, küresel COVID salgını nedeniyle tüm dünyada en fazla etkilenen sektörlerin başında turizm geliyor. Salgının yayılma hızı ve ölümcül vakaların sayısının artışı gibi gelişmelere paralel olarak uluslararası uçuşların da belirli dönemlerde durması veya ciddi oranda azalması çerçevesinde turizm ağır bir darbe aldı. Hatta Rusya Hükümeti, 15 Nisan ile 22 Haziran 2021 tarihleri arasında Türkiye’deki COVID vakalarını gerekçe göstererek tek taraflı uçuş yasağı kararı dahi aldı. Gelinen aşamada Türkiye’yi güvenli turizm açısından nasıl görüyorsunuz?

Küresel COVID salgını nedeniyle uluslararası turizm sektörü ağır darbe alsa da Türk otelcilik sektörü hizmet kalitesine korumayı başarmış durumda. Otellere ilk adım atıldığı andan çıkış yapana kadar daima güler yüzle sizi karşılayan ve yardıma hazır olan bir personel profili var. Türkiye’de konaklama sektörü küresel salgın karşısında gerekli tüm sağlık ve güvenlik önlemlerini almış durumda. Uluslararası standartlarda güvenli turizm belgesine sahip Türk otelleri sosyal mesafe ayarlamaları, personelin aşılanması ve diğer gerekli önlemler bakımından tamamen güvenliler. Her şey dahil sistemdeki yemeğin artık bireysel olarak servis edilmesi ve diğer ziyaretçilerin temasından arındırılması gibi değişiklikleri de son derece doğru buluyoruz, zira bu şekilde yiyecek ve içeceklerin kullanımı sadece hijyenik değil, aynı zamanda daha tasarruflu hale geldi. Genel anlamıyla Türkiye’yi salgın koşullarına rağmen çok güvenli buluyor ve gönül rahatlığıyla hemşerilerimizi buraya getirip misafir ediyoruz.



Rusya Hükümeti’nin Nisan ayında Türkiye’ye yönelik almış olduğu uçuş yasağı kararına gelince, 1 milyona yakın Rus turist ve çok sayıdaki Rus turizm firması resmi verilere göre yaklaşık 355 milyon Euro’luk sürpriz bir iptal tablosuyla karşı karşıya kaldı. Rus turizm sektörü temsilcilerinin çoğu gibi ben de şahsen bunu COVID salgınıyla doğrudan ilgili olmayan, siyasi bir karar olarak gördüm. Açıkçası turizm sektörü temsilcileri olarak en büyük beklentimiz devletler arasındaki dış politika görüş farklılıkları ve uyuşmazlıklarının giderilmesinde diplomasiyi önceleyen yöntemlere başvurularak turizm gibi iki ülke ekonomisi için karşılıklı bağımlılık oluşturan bir sektöre sorunların bu şekilde yansıtılmaması. Aksi halde hem iki ülke sektör temsilcileri hem de Türkiye’yi çok seven Rus halkı bu tür sorunlardan ciddi olumsuz etkileniyor.


Şirket olarak Türkiye pazarındaki 4. yılınızı geride bırakıyorsunuz. Kısaca Türkiye turizm sektöründe geçen bu 4 yılı ve Rus girişimci olarak faaliyette bulunma deneyiminizi paylaşır mısınız?

Rus turistlerin büyük çoğunluğu Türkiye’nin güney bölgesine herşey dahil plaj tatili konsepti için gelmektedirler. Ancak, Türkiye’de değişik özelliklere sahip birbirinden ilginç farklı şehir ve bölgeler de var. LaBiance Uluslararası Turizm Ve Organizasyon Anonim Şirketi’ni tam da bu nedenle, yani Türkiye’nin Rus turistler açısından hala yeterince bilinmeyen yönlerini ve güzelliklerini tanıtma ve kendine hayran bıraktırma misyonuyla kurduk. Mesela ben İstanbul ve Kapadokya’yı çok seviyorum. İstanbul zengin tarihsel mirası ve ruhuyla her bulunuşumda sanki ilk defa gelmişim gibi yeni bir yönünü sunuyor. Kapadokya ise her insanın hayatta en az bir kez olsun ziyaret etmesi gereken tartışmasız dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem bir yer. Her seferinde yeni bir mekân, tarihsel bir miras ve bilgiyle karşılaşıyorum.

Şirket olarak Türkiye’de titizlikle seçilmiş, göz kamaştırıcı ve eşsiz güzelliğe sahip mekânlarda kişiye özel etkinlikler düzenleyerek yabancı misafirlerimiz için “anı ölümsüzleştirme” ve “unutulmaz hatıralar yaratma” çalışma anlayışını benimsedik. Yani kitle turizmine yönelmeksizin, Kapadokya, Antalya, Bodrum ve İstanbul gibi şehirlerimizde vip tur & tatil, çiftlere özel programlar, doğum günü, evlilik teklifi, düğün, balayı, uluslararası mesleki workshop eğitimleri ve yurtiçi ve yurtdışında sektörel bazlı iş toplantı organizasyonları gibi alanlarda konsept hizmet vermekteyiz. Kişiye özel konsept hizmet anlayışıyla yola çıktığımız ilk 2 yıl oldukça zorlu geçti. Temel nedeni hitap ettiğimiz dış pazarlar olan Rusya, Belarus, Ukrayna, Kazakistan gibi ülkelerin müşteri eğilimlerinin yukarıda bahsettiğim “Türkiye – uygun bütçeli herşey dahil plaj tatili destinasyonu” algısına dayanması. Bu pazarlardan bir çift Türkiye’de 5 yıldızlı bir otelde herşey dahil konseptte 7-10 günlük bir dinlenme için uçak bileti dahil ortalama 1500 – 2000 dolara tatil satın alabiliyor. Şirketimizin turizm hizmet anlayışı çerçevesinde 3-4 günlük bir hizmet paketinin ücreti ise uçak bileti hariç en az 4000-4500 dolardan başlamaktadır. Dolayısıyla başlangıçta hedef dış pazarlarımızda “Türkiye – ucuz ülke” algısını kırmakta zorlandık, ama bugün itibariyle Rusya, Belarus, Kazakistan, Ukrayna, İsrail, Moldova, İngiltere gibi ülkelerden oluşan bir müşteri kitlesi yakalamayı başardık.

Türkiye’deki çalışma deneyimim açısından düğün ve çiftlere özel evlilik teklifi, balayı gibi romantik konseptli organizasyonlarda yerel düzeyde süsleme ve diğer hizmet alımlarında zorlandığımızı belirtmek isterim. Türkiye’de bu gibi özel gün etkinliklerinde süsleme ve çekim hizmetlerinde yaratıcılık kaygısı pek güdülmeden, yapılan işe ruh katılmadan hareket edildiğini deneyimlemek yabancı olarak biraz beni üzdü diyebilirim. Çünkü bizim Rus ekolünde herhangi bir düğün ya da romantik konseptli etkinlik organizasyonunda süsleme ve çekim hizmetinde yaratıcılık olmazsa olmazdır. Bir nevi sanatçı hassasiyetiyle bu hizmetler verilir. Türkiye’deki temel eksikliğin yaratıcılık gerektiren bu gibi alanlarda olduğunu görüyoruz ve Şirket olarak yabancı misafirlerimize bu eksikliği hiçbir şekilde yansıtmamak adına kendi önlemlerimizi sıkıca alıyoruz.

Yani Şirket olarak daha çok VIP segmente hizmet veriyorsunuz, doğru mu?

Evet, şirketimizin çalışma konseptini en başından itibaren VIP segmente göre ayarladık. Bugün fiyat politikası bakımından yukarıda saydığım dış pazarlardaki daha çok “ortanın üstü gelir grubuna” hitap ediyoruz. Ancak nihai hedefimiz önümüzdeki 3-4 yıllık süreçte sadece “üst gelir grubuna” hitap eden bir turizm şirketine dönüşmek. Hedef pazarlardaki yapılanmalarımız, kurumsal kimlik çalışmalarımız ve tanıtım faaliyetlerimiz hep bu uzun vadeli stratejiye dayanıyor. Kitle turizmi sınıfında sektörün kar marjları hayli azaldı ve teknolojik gelişmeler de eski anlayışla hareket eden turizm firmalarının iş potansiyelini tehdit eder duruma geldi. Değişen turist profiline ve dünya teknolojik ve ekonomik koşullarına uygun yeni yaklaşımlar geliştirmek gerekiyor. Türkiye’nin kitle turizminin ötesinde turizmde katma değeri yüksek sağlık turizmi, gastronomi, din turizmi, MICE, düğün, event ve bireysel/VIP turizm gibi alanlara daha fazla yönelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü uluslararası coğrafi konumu, doğal güzelliği, tarihsel ve kültürel zenginliği ile gelişmiş turizm altyapısı Türkiye’nin potansiyelinin mevcut ticaret hacminden çok daha büyük olduğunu bize gösteriyor. Türk-Rus iş grubu olarak biz de turizm alanında “zarif Türkiye’yi” hedef pazarlarda tanıtmaya ve bu güzel ülkeye hak ettiği şekilde katma değeri yüksek turist getirmeye çalışıyoruz. Türkiye’nin bu potansiyeline olan güven ve kararlılıkla ticari faaliyetlerimizi yürütüyor ve önümüzde yapılması gereken daha çok iş ve proje olduğuna inanıyoruz.