Göbeklitepe niçin önemli ? Göbeklitepe'nin tarihteki yeri ne ? Gelin birlikte inceleyelim !

Bir zamanlar “Edessa” olarak adlandırılan Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın yaklaşık 16 km kuzeydoğusunda yer alıyor ve tarihi yeniden yazıyor. Mısır piramitlerinden tahminen 7 bin 500 yıl daha önce yapılan ve yerleşik hayata geçişin ilk izlerini taşıyan Göbeklitepe, misafirlerini hem gizemli hem de tarih kokan bir maceraya davet ediyor. Peki, tarih kokan Göbeklitepe’nin bu kadar önemli ve ünlü olmasının nedeni ne diyorsanız, işte ayrıntılar…

Göbeklitepe niçin önemli ? Göbeklitepe'nin tarihteki yeri ne ? Gelin birlikte inceleyelim !

Bir zamanlar “Edessa” olarak adlandırılan Göbeklitepe, Şanlıurfa'nın yaklaşık 16 km kuzeydoğusunda yer alıyor ve tarihi yeniden yazıyor. Mısır piramitlerinden tahminen 7 bin 500 yıl daha önce yapılan ve yerleşik hayata geçişin ilk izlerini taşıyan Göbeklitepe, misafirlerini hem gizemli hem de tarih kokan bir maceraya davet ediyor. Peki, tarih kokan Göbeklitepe’nin bu kadar önemli ve ünlü olmasının nedeni ne diyorsanız, işte ayrıntılar…

Göbeklitepe niçin önemli ? Göbeklitepe'nin tarihteki yeri ne ? Gelin birlikte inceleyelim !
10 Kasım 2021 - 08:55 - Güncelleme: 10 Kasım 2021 - 13:02

Göbeklitepe keşfedilmeden önce bilim insanları, o çağı avcılık, toplayıcılık ile nitelendirirken, bölgenin keşfi ile beraber tarih defterine yeni bir dönem yazılıyor: yerleşik hayata geçiş. Çünkü Göbeklitepe, yerleşik hayatı geçişi simgelerken aynı zamanda tarıma işaret eden buğdayın ilk izlerini de taşıyor. Bölgede en sık rastlanılan motifler arasında yabani hayvan motifleri yer alıyor.

İnsan motiflerinden daha çok hayvan motiflerine yer verilmesi, bir bakıma yerleşik hayata başlangıcın da bir adımı olarak görülüyor. Çünkü yerleşik hayata geçildikten sonra hayvanların da evcilleştirildiği görülüyor. Motiflerde kullanılan yabani hayvanlar oldukça çeşitli ve dönemin faunasıyla örtüşmektedir. En çok rastlanan motifler ise şu şekilde sıralanabilir: kedigiller, boğa, yaban domuzu, tilki, turna, ördek, akbaba, sırtlan, ceylan, yabani eşek, yılan, örümcek ve akrep. Göbeklitepe dini anlamda da oldukça önemli bölgeler arasında yer alıyor.  Bilinen ilk ibadet merkezi ünvanına sahip olan bölge, “Dinin Doğduğu Yer”  ve “Cennet Bahçesi” olarak adlandırılıyor.

1994’te sürüsünü otlatan bir çoban tarafından tesadüfen bulunan Göbeklitepe’de tarih gizemini korumaya devam ediyor. Dikdörtgen şeklinde üzerinde oymalar olan taşlar, bilim insanlarınca keşfedildi ve halen keşfedilmeye devam ediliyor. İstanbul’daki Alman Arkeoloji Enstitüsü görevlisi Klaus Schmidt’in başlattığı incelemeler, günümüzde dahi devam ettiriliyor. Bugün yalnızca yüzde 5’i gün yüzüne çıkarılabilen Göbeklitepe’deki anıtlardan her biri 15 ton ağırlığında ve 6 metre yüksekliğinde olmakla beraber birçok motifle de süslenmiş durumda.

Coğrafi anlamda da ulaşım için oldukça uygun olan Göbeklitepe, Gaziantep’e 2 saat, Diyarbakır ve Mardin’e 2,5 saatlik bir mesafede yer alıyor. Özel araç veya belediyenin toplu taşıma araçları ile de bölgeye kolayca ulaşılabiliyor. Şunu da not etmekte fayda var: Göbeklitepe çok büyük bir alana yayılmış olsa da bölgenin her alanı ziyaret edilemiyor. Çünkü çalışmalar ve kazılar hala devam ediyor. Ören yeri haftanın her günü ziyarete açık olmakla birlikte ziyaretçiler sadece izin verilen bölgeleri ziyaret edebiliyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum