Serdar Baş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik

Ülkemizin önde gelen otel yöneticileri arasında gösterilen tecrübeli otel yöneticisi Serdar Baş, Mısır’ın en lüks üç tesisi arasında yer alan 645 odalı Baron Palace Sahl Hasheesh Oteli Genel Müdürü olarak ülkemizi yurt dışında başarı ile temsil ediyor.Başarılı otelcilik kariyerine her gün yenilerini ekleyerek kariyer yolculuğunu sürdüren deneyimli yönetici ile son yılların en keyifli röportajını gerçekleştirdik. İşte Serdar Baş'ın açıklamaları.

Serdar Baş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik

Ülkemizin önde gelen otel yöneticileri arasında gösterilen tecrübeli otel yöneticisi Serdar Baş, Mısır’ın en lüks üç tesisi arasında yer alan 645 odalı Baron Palace Sahl Hasheesh Oteli Genel Müdürü olarak ülkemizi yurt dışında başarı ile temsil ediyor.Başarılı otelcilik kariyerine her gün yenilerini ekleyerek kariyer yolculuğunu sürdüren deneyimli yönetici ile son yılların en keyifli röportajını gerçekleştirdik. İşte Serdar Baş'ın açıklamaları.

Serdar Baş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik
13 Şubat 2020 - 15:26 - Güncelleme: 13 Şubat 2020 - 16:39

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz ? 
Turizmde gerçek manada yöneticilik serüvenim 1994 yılında başladı.Tabi ki öncesinde, öğrencilik yıllarımda çırak denetçilik, Miami de gemilerde komilik garsonluk, Viyana da beş yıldızlı otellerin, restoranların ve catering firmalarının outside catering aktivitelerinde şef garsonluk, event manager ilk ve restoran müdürlüğü gibi faaliyetlerde bulundum.
 
1994’te geri dönecek olursak, denetçi olarak çalıştığım firmanın mal sahibi olduğu tatil köyünün yönetiminde Almanya’nın önemli bir işletme grubunu doluluk ve kârlılık açısından başarılı olamadılar.
 
Ve o gün için alışılmış turizm destinasyonunun dışında bir mevkiide olan o tesisi mal sahibi firma adına devir alındı ve bende ülkenin en iyi resort markasını kuran üst düzey yönetici ekipte yer aldım. Geçiş sürecinde hayati konularda önemli rol oynadım. Ve tesisi mal sahibinin yeni markası ile işletme müdür yardımcısı ünvanı ile genel müdür vekili olarak yönettim.
 
İki yıl sonra genç yaşta yakalamış olduğum başarı başımı döndürünce ,genel müdür ünvanını her şeyin üstünde tutarak, şirketin yapısı, kültürü vs gibi çok önemli faktörleri göz ardı ederek Genel Müdür olarak Antalya’nın önemli gibi gözüken bir tesisinden gelen teklifi kabul ederek 25 yıldır çeşitli ülkelerde şirketlerde ve tesislerde devam edecek olan genel müdürlük ve üst düzey yöneticilik serüvenine başladım.
 
1994 öncesi ve sonrası dahil olmak üzere, Türkiye, Avusturya, USA, Qatar, İtalya ve Mısır da çoğunluğu otel genel müdürlüğü olmak üzere çeşitli üst düzey görevlerde bulundum.
 
Şu anda Mısır’ın en iyi ilk üç lüks tesisi arasında yer alan çoğunluğu suite 645 odalı Baron Palace Sahl Hasheesh isimli tesisinin genel müdürlük görevini sürdürmekteyim.
 
Oteliniz ve Misafir portföyünüz hakkında bilgi alabilirmiyiz? Otelinizi farklı kılan noktalar nelerdir? 
Baron Palace Sahl Hasheesh Mısır Otelcilik hayatında kırk yıllık tecrübesi olan Baron Grubunun amiral gemisidir ve yaklaşık kırk yıllık tecrübe ile inşaa edilmiştir, yüzde doksanı Orta Avrupalı olan misafir profilini ağırlamaktadır.
 
Tesis de çok yüksek misafir memnuniyeti bulunmaktadır, misafirler ile sohbet esnasında Türkiye’ ye Max Royal, Regnum, Rixos Premium vb markalara seyahat etmiş kişilerin misafirimiz olduğunu görmek beni sevindiriyor, misafirlerimizin Türkiye’ den ve ayrıca adı geçen markalardan sevgi ve özlemle söz etmeleri beni çok gururlandırıyor.


 
Otelimiz yüz dönüm üzerine Hurghada’nın özel turizm bölgesi Sahl Hasheesh de kuruludur.
 
Tesis Adult Only ( sadece yetişkin ) ve aile (Family) otel konseptlerini aynı çatı altında başarı ile yönetiyor. Muhteşem bir bahçesi var, özellikle orta avrupalı misafirler bahçenin, kuş seslerinin ve Kızıl Deniz’in renkli deniz altı hayatından müthiş zevk alıyorlar.
 
Her birisi o ülkeden aşçı başına sahip yedi a la carte restoran ve büfe restoran ile her gün misafirlere çok lezzetli yiyecek ve içecekler sunuluyor. Bazı misafirler a la carte restoranlarımızın büyük metropollerdeki eşdeğerlerinden daha iyi olduğu iddasındalar. Yedi havuzumuzun üç tanesi ısıtmalı denizden hoşlanmayanların ve havuzda gün geçirmek isteyenlerin gözdesi. Tesiste üst düzey servis anlayışı ile uluslararası yönetim kadrosu ile Mısır’ın ortalama servis kalitesinin oldukça üzerinde hizmet veriliyor ve bu taktir ile karşılanıyor.
 
Genç turizmcilere önerileriniz nelerdir? Otelcilikte başarıyı neye bağlıyorsunuz?
Gençlere ve onların durumuna kendi kuşağımızın bakış açısı ile bakmak büyük yanlış olur onlar bu günün dünyasının ve yüksek teknolojinin gençliği, dolayısı ile bizim endişe ile baktığımız bir çok konuya gelecek de dahil, geçler umutla bakıyorlar.
 
Turizm & otelcilik yapacak gençlerin analitik düşünce yapılarını geliştirecek bir eğitim almalarını, youtube, facebook, instegram gibi online media kanalları üzerinden uluslararası standartları takip etmelerini, bunlarda başarılı olmak için çok iyi İngilizce öğrenmelerini ve mümkünse tabiki ilave diller öğrenmelerini, sabırlı olmalarını tavsiye ediyorum.
 
Çağımızda en önemli konulardan bir tanesi de ALGI YÖNETİMİ oldu.Bazen hiç bir özelliği olmayan adamların kılık kıyafet, üst perdeden konuşma vs ile hak etmeyen , bu da nereden çıktı dediğiniz şahısların önemli mevkileri işgal ettiğine şahit oluyorsunuz. Bunun sebebi karar merciinde kendine güveni olmayan, eğitimsiz, kültürsüz, kısaca kalitesiz yönetici ve patronların oturuyor olması.
 
Vehbi KOÇ’u imparatorluğunu kurmakta bir çok girişimciden ayıran en önemli özelliği geniş vizyonunu hiç komplekse kapılmaksızın çok iyi eğitimli ve kaliteli yöneticiler ile desteklemesidir.Ayrıca bu insanları küçük patroncuklar haline getirmiştir ve temelden kurumsal kültürü de almış bir çok kaliteli insanın yetişerek imparatorluğunda üst düzey görevler almalarını sağlamıştır. O nedenle üçüncü nesil kurumsal bir aile şirketi olan KOÇ Holding birçok engelleme denemelerine, krizlere vb zorluklara rağmen büyüyerek yoluna devam etmektedir. Dolayısı ile gençler zaten umutsuzluk bilmezler ancak ısrarla ve sabırla hedeflerine ulaşmak için gayret etmeliler.Algı yönetimi ile kalitesizliğin başarılı olması sürdürülebilir değildir.
 
Gençler otelcilikte çalışacaklarsa, yurt dışında neresi olursa olsun bir yerde Afrika da, Asya da, Orta Doğuda mümkünse Avrupa veya Amerika da uluslararası zincirlerde fırsat aramaları ve gelişimlerini tercihan uluslararası bir zincirin çatısı altında tamamlamalarını öneririm. Yurt dışı tecrübesi birçok açıdan çok ama çok önemli.
 
Unutmasınlar ki; akıl neye inanır ve kabul ederse ona ulaşır. Eğer ilk başaranlar aya gidilebileceğine inanmamış olsalardı hiç bir zaman aya gitmek mümkün olmazdı.
 
Turizm sektörü ile ilgili 2020 öngörüleriniz nelerdir ?
2020 yılında turizm sektörüne yönelik öngörüleri ele alırken konuya Türkiye açısından baktığımızda, ülkenin doğu ile batı arasında ve tam tersi istikamette ticari, kültürel, siyasi bir köprü olduğunu unutmamak lazım.Aynı zamanda Batının Türkiye’den,  fakirlik, antidemokratik yönetimler, savaşlar gibi nedenler ile ülkelerinden kaçarak umuda yolculuk yapan göçmenlere tampon bölge olmasını beklediğini de unutmamak gerekiyor.
 
Ülke önemli jeopolitik konumu nedeni ile kendisini, sıklıkla dünyanın egemen güçlerinin ülkedeki yönetim gücünü ele geçirme arzularından doğan baskı ve stresler ile mücadele ederken bulmaktadır.Bu durumun egemenlik kaygısı taşıdığımız sürece çok değişmeyeceğini düşünmekteyim. Bu nedenle Turizmciler her zaman nereden çıktıkları ilk etapta anlaşılmayan krizlere hazır olmalılar.
 
Yukarıda ifade ettiklerimle birlikte ülke turizmi açısından birkaç olumlu noktayı ifade etmek gerekir ise; Sektör krizler ile yaşamayı öğrendi.Gayet iyi eğitimli, ancak benim şahit olduğum kadarı ile Seyehat Acentacılığına okul turları ile başlayıp ülkenin en iyi Tur Operatörlerinden birinin kurucusu ve uzun yıllar başarı ile yöneticisi olmuş, dikey entegrasyon manasında resort otelcilikte ülkenin en iyi tesislerini kurmuş ve işletmiş ayrıca uzunca bir süre bir hava yolu şirketinin sahipleri arasında yer almış, kısacası sektörü bütün bileşenlerini yakından tanıyan bir Turizm Bakanımız var.
 
Son zamanlarda Bakanlığın dahil olduğu ülke turizmini ele alan toplantı, konferans, eğitim ve ülkenin ilgili diğer sektörlerine turizmci kültürü ve bakış açısı yaratmaya çalışmalara bakınca ülkede “Akılcı turizm planlaması ve yönetimine” yönelik umutlarım yeşermiş durumda.


 
Son olarak 2020 yılında ülkemizde ve dünyada turizmin, Corona Virüsü ve türevlerine, savaşlar vb.. olumsuzluklara rağmen bir önceki yıla rağmen daha iyi olacağına inanıyorum.Daha doğru bir tabir ile inanmak istiyorum.”

Sayın Serdar Baş'a yoğun temposu arasında bilere zaman ayırdığı için teşekkür ederiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum